Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/17990 E. 2021/22103 K. 21.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17990
KARAR NO : 2021/22103
KARAR TARİHİ : 21.09.2021

KARAR
Hakaret ve tehdit suçlarından sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/2-1, 106/1-1, 43 ve 52. maddeleri uyarınca 2.700,00 Türk lirası ve 5.400,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 2.725,00 Türk lirası vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine dair … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/04/2019 tarihli ve 2017/170 esas, 2019/521 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında;
” 1-Hakaret suçu yönünden yapılan incelemede;
Müşteki …’in 06/12/2017 tarihli oturumda şikayetten vazgeçtiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında hakaret suçundan açılan davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
2-Tehdit suçu yönünden yapılan incelemede;
… 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/04/2019 tarihli kararı ile sanığın üzerine atılı bulunan ve uzlaşmaya engel olan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçu ve silahla tehdit suçu bakımından beraat kararı verildiği, tehdit suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/3. maddesinde yer alan “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağı kalmadığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesindeki “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca tehdit suçu bakımından uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
3- Vekalet ücreti yönünden yapılan incelemede;
Somut olayda, her ne kadar … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/04/2019 tarihli kararı ile katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bahisle vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine yönelik karar verilmiş ise de; sanığın tehdit ve hakaret suçlarından mahkumiyetine kararı verildiği, kovuşturma aşamasında 06/12/2017 tarihli oturumda müştekinin şikayetinden vazgeçtiği, şikayetçi olmaması nedeniyle mağdurun yöntemince kamu davasına katılmadığı, bu halde katılan hakkında vekalet ücreti tayin edilemeyeceğinin gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
(1) numaralı talep yönünden yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 131/1. maddesinde, “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır.” hükmüne yer verildiği,
Aynı Kanun’un 73. maddesinin 4. fıkrasında ise, “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür.” hükümleri düzenlenmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrasında da, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.” hükmü yer almaktadır.
İncelenen somut olayda; mağdurun 06/12/2017 tarihli oturumda şikayetten vazgeçmiş olması karşısında, sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre hakaret suçundan açılan kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi yerine şikayetten vazgeçme beyanı dikkate alınmadan kurulan mahkumiyet hükmü hukuka aykırıdır.
(2) numaralı talep yönünden yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. ve devamı maddelerinde düzenlenen uzlaştırma müessesesinde 24/11/2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Yasa ile köklü değişiklikler yapılmıştır. 6763 sayılı Kanun 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.
6763 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi şikayete bağlı suçlar ile şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç olmak üzere TCK’nın 86.maddesi), taksirle yaralama (TCK’nın 89. maddesi), konut dokunulmazlığının ihlali (TCK’nın 116. maddesi), çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (TCK’nın 234. maddesi), ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (TCK’nın 234. maddesi, dördüncü madde hariç)
ve özel kanunlarda uzlaşmaya tabi olduğu belirtilen suçlar uzlaşmaya tabi suçlar idi. Bu genel kuralın istisnası olarak da soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa da etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar uzlaşma kapsamında değildi. Ana kuralın bir diğer önemli istisnası da uzlaştırma kapsamına giren bir suçun uzlaşma kapsamına girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi durumu idi ki, bu durumda da uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağı yaptırım altına alınmıştır.
Ayrıca CMK’nın 254. maddesinde de: “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253. maddede belirtilen esas ve usule göre, mahkeme tarafından yapılır.” hükmü düzenlenmiştir.
Bu madde de, 6763 sayılı Kanun ile: “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253. maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; tehdit ve hakaret suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunmayan 6136 sayılı Kanun’a aykırılık ve silahla tehdit suçu ile birlikte işlendiği iddia edildiğinden, CMK’nın 253/3. maddesine göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak yapılan yargılama neticesinde sanığın silahla tehdit ve 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından beraat etmesi karşısında, tehdit ve hakaret suçlarının uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinde öngörülen yönteme uygun biçimde uzlaştırma işlemi yapılmadan sanık … hakkında tehdit ve hakaret suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırıdır.
(3) numaralı talebin incelemesine gelince;
Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “Olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların … tarafından incelenmesini sağlamak suretiyle ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.
26/10/1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen … Ceza Genel Kurulu ve özel dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hâkim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler
hakkında verilen kararlar ile delillerin değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz.
… Ceza Genel Kurulunun 07/06/1971 gün ve 497-209, 07/02/1972 gün ve 447-72, 24/02/1975 gün ve 37-32, 14/06/2005 gün ve 66-65, 07/02/2006 gün ve 172-10, 22/10/2013 tarih ve 2012/11-1322-2013/421 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olması şahsi hak olma niteliğini değiştirmeyeceğinden ve kişisel hakka ilişkin olarak yapılan aykırılıklar nedeniyle kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, sanık hakkında şikayetinden vazgeçen mağdur lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine yönelik karar kanun yararına bozma isteminin konusu olamayacağından talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç ve Karar :
… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden,
1- … Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesindeki (3) numaralı talep yönünden CMK’nın 309. maddesinin koşullarını taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- … Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesindeki (1) ve (2) numaralı talepler yönünden ise tehdit ve hakaret suçlarından sanık … hakkında, … 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17/04/2019 tarihli ve 2017/170 esas, 2019/521 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3- CMK’nın 309. maddesinin 4-b fıkrası gereğince sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere … Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 21/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.