YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9762
KARAR NO : 2021/12692
KARAR TARİHİ : 23.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın bozma öncesi kazanılmış hakkının ” 2 yıl 6 ay hapis cezası” olduğu gözetilmeden “1 yıl 18 ay hapis cezasının” kazanılmış hak olarak belirlenmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın eve alkollü gelerek olay günü kızını ve eşini dövmesi üzerine, kızının dayısı katılanı arayarak annesini hastaneye götürmesini istediği, katılanın kardeşinin evine gelmesi sonrası sanığın eylemlerine sinirlenen katılanın, sanığı dışarı çağırdığı, sanığın dışarı çıkmaması üzerine katılanın kapıyı kırarak içeri girdiği, içeride elinde bıçak olduğu halde bekleyen sanığın, katılanı geçici adli raporda belirtildiği şekilde ” batın ön duvarda 1 cm’lik kesi (muhtemel bıçak) batına nafız olduğu, batın sol yanda iliyak kanat üst tarafta 1 cm’lik kesi batına nafız olmadığı, çene ön tarafta 2 cm’lik yüzeyel kesi olduğu, kafa arka tarafta 3 cm’lik cilt cilt altı kesisi” meydana gelecek şekilde yaraladığı, yaralanmanın Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin 01.06.2020 tarih, 7174 sayılı kati rapora göre “İnce bağırsak perforasyonuna neden olup yaşamını tehlikeye soktuğu” olayda, … ve …’ün aşamalardaki araya girmemeleri halinde sanığın, katılanı öldüreceği hususundaki beyanları, darbe sayısı, yaralanmanın niteliği, hedef alınan bölge ve sanığın kastının yoğunluğu gözetildiğinde, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olma ihtimaline karşı delillerin takdir ve değerlendirilmesi üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule ve uygulamaya göre; Önceki hükmün Yargıtay (Kapatılan) 3. Ceza Dairesinin 24.10.2016 tarih ve 2016/13370 Esas – 2016/18038 Karar sayılı ilamı ile sanık aleyhine bozulması nedeniyle 1412 sayılı CMUK’un 326/2. maddesindeki “Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.” şeklindeki düzenleme gereğince, sanığa aleyhe bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan yargılamaya devam edilerek karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-d ve 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının dikkate alınmasına 23.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.