YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30171
KARAR NO : 2021/24825
KARAR TARİHİ : 19.10.2021
KARAR
Sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda …(…) Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/10/2020 tarihli ve 2020/1490 soruşturma, 2020/2721 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın Cumhuriyet Başsavcılığınca eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii … 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18/12/2020 tarihli ve 2020/7864 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, … Cumhuriyet Başsavcılığının, 21/04/2021 gün ve 2021/46183 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre; merciince, ilgili sosyal paylaşım sitesi yurtdışı kaynaklı olsa dahi paylaşımda bulunan kişilerin … adresleri tespit edilerek, iletişim trafik bilgileri ve bağlantı yerleri ile kimlik bilgilerinin tespit edilebileceği, söz konusu paylaşımları beğenen veya yorum yapan kişilerin değerlendirilerek hakaret içeren sözlere ilişkin şüpheliye ulaşılabileceği, ulaşılamaması halinde ise zamanaşımı süresi içerisinde daimi arama kararı alınması gerektiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında yer alan, “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
(2) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/10 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/9 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; soruşturma aşamasında yapılan açık kaynak araştırmasında şüphelinin kimlik bilgilerinin tespit edilemediği ve kimliği tespit edilemeyen şüpheli hakkında teknik açıdan soruşturmaya devam etmenin mümkün bulunmadığı, benzer bir olay nedeniyle … 15. Ceza Dairesinin 18/06/2019 tarihli ve 2019/4623 esas, 2019/6805 karar sayılı ilâmında “…sosyal paylaşım ağlarını yöneten şirket merkezinin … Birleşik Devletlerinde bulunması nedeniyle adı geçen ülke adli makamları ile yazışma yapılması gerektiği, ancak benzer soruşturmalar için yapılan yazışmalarda …’deki yasal düzenlemelerin şüphelinin tespitine yönelik işlemlerin yapılmasına uygun olmadığı, bu husustaki taleplerin olumsuz karşılandığı bilgisine yer verildiği, e-iletilerin gönderilmesinde kullanılan ve yurt dışında bulunan serverlerden söz konusu ülkelerdeki “Kişisel Verilerin Korunması Yasaları” nedeniyle gönderen kişilerin kimliklerinin belirlenmesine yarayacak bilgiler almanın mümkün bulunmadığı, soruşturmanın devamı halinde yeni delillere ulaşmanın teknik ve hukuki açıdan mümkün bulunmadığı, yeni delil elde edilmesi durumda soruşturmanın yeniden ele alınmasının her zaman olanaklı bulunduğu…” şeklinde belirtildiği üzere twitter isimli sosyal paylaşım sitesinin merkezinin bulunduğu ülke makamlarının, kimlik bilgilerinin tespitine yönelik yazışmalara olumsuz yanıt vermesi nedeniyle şüphelilerin kimlik bilgilerinin tespitinin bu aşamada mümkün bulunmaması nedeniyle kovuşturma imkanının da olmadığı, kaldı ki zamanaşımı süresi içerisinde yeni delil elde edilmesi halinde soruşturmanın yeniden ele alınmasının mümkün bulunduğu gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
CMK’nın 160/1. maddesinde, “Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.”, 160/2. maddesinde “Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
CMK’nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet Savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. CMK’nın 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.
İnceleme konusu somut olayda, müşteki vekili aracılığı ile … Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçeyle müracaat etmiş ve “destans35” kullanıcı adlı twitter hesabından kendisi ile alakalı hakaret içerikli mesaj gönderildiğinden bahisle şikayetçi olmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığınca Twitter isimli firmadan bilgi için …’ye yazılan adli yardımlaşma taleplerinin reddedildiği, şüphelinin tespiti açısından yapılabilecek araştırmaların sonuçsuz kalacağı, başka araştırmaya gerek olmadığı ve yeni delillere ulaşılması halinde soruşturmanın yeniden ele alınabileceğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir.
Bu karara, müşteki vekilince … Sulh Ceza Hakimliği nezdinde itiraz yoluna başvurulmuş, itiraz merciince de” sosyal paylaşım sitesi yurdışı kaynaklı olsa da paylaşımda bulunan kişilerin … adresi tespit edilerek iletişim trafik bilgileri ve bağlantı yerleri ile kimlik bilgilerinin tespit edilebileceği, söz konusu paylaşımları beğenen veya yorum yapan kişilerin değerlendirilerek hakaret içeren sözlere ilişkin şüpheliye ulaşılabileceği, şüpheliye ulaşılmaması halinde ise zamanaşımı süresi içinde daimi arama kararı alınması gerektiği” şeklindeki gerekçeyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar …’nin hakaret suçlarına ilişkin istinabe taleplerine yanıt vermediğinden … adresinin ve şüphelinin tespit edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, CMK’nın 172/1. maddesindeki, kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinin somut olayda mevcut olmadığı, dolayısıyla şüpheli veya şüphelilerin tespitine yönelik olarak gerekli tüm soruşturma işlemleri yapıldıktan sonra, şüpheli veya şüphelilerin tespiti halinde iddianame düzenlenmesi, şüpheli veya şüpheliler tespit edilemediği takdirde ise dava zamanaşımı süresince soruşturmaya devam edilmesi gerektiği anlaşılmakla, merciince itirazın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç ve Karar:
… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere … Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 19/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.