Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2019/3720 E. 2021/18098 K. 27.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3720
KARAR NO : 2021/18098
KARAR TARİHİ : 27.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Her ne kadar sanık … ile inceleme dışı sanık …, mağdure …’ya ait eve mağdurenin rızası ile girmiş ise de, sanık …’ın yanında getirdiği satırla eşyalara zarar verip, mağdurları korkutarak evden götürdüğünün anlaşılması karşısında, sanığın suç oluşturan eylemlerinin başlamasından sonra mağdurenin rızası ortadan kalktığından, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm yönünden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemekle, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık müdafiin kararın kanuna aykırı olduğuna, sanığın pişmanlığını dile getirerek, olayın aydınlatılmasına katkı sağladığına, ayırt etme gücü bulunmaksızın eylemin gerçekleştirildiğine, atılı suçların unsurlarının oluşmadığına dair temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II- Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince,
Sanık hakkında atılı suçtan mağdur sayısınca hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
a- Hakkında kurulan hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşen sanık … ile eşi mağdure … arasında ailevi sorunlar bulunduğu, bu nedenle mağdure …’nın ablası mağdure …’nın evinde kalmaya başladığı, olay günü akşam saatlerinde sanık … ile sanık …’ın yanlarında açık kimliği tespit edilemeyen şahısla birlikte …’nın evine gelerek bu konu hakkında konuşmak istedikleri, mağdure …’nın sanık …’nin eve dönme teklifini kabul etmemesi üzerine sinirlenen sanık …’ın yanında getirdiği satırı çıkararak evde bulunan eşyalara zarar vermeye başladığı, sanık …’nin mağdure …’yı sürükleyerek aşağıya indirdiği, sanık …’ın ise mağdurlar … ve …’e onların da kendileriyle geleceğini söylediği, sanığın elindeki satırdan ve alkollü olması nedeniyle hal ve hareketlerinden korkan mağdurların sanıkla birlikte aşağı inerek, hep birlikte geldikleri araca bindikleri, sanık …’ın araçla kaza yapması üzerine olay yerine gelen polislerin müdahalesiyle olayın sonlandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık …’ın eyleminin TCK’nın 109/2, 109/3-a-b maddesi kapsamında cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde aynı Kanunun 109/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
b- Sanık …’ın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahla ve birden fazla kişi ile birlikte işlemesi karşısında, TCK’nın 3. ve 61. maddeleri gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanunun 109/3-a-b maddesindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. ve 326/son maddeleri gereğince ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 27.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.