YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7497
KARAR NO : 2021/5968
KARAR TARİHİ : 27.04.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi
Dava, maluliyet oranının tespiti ile 19.01.2017 tarihinden itibaren malullük aylığına hak kazandığının tespiti ve malullük aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, maluliyet oranının belirlenerek, Kuruma başvuru tarihi olan 19.01.2017 tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazandığının tespitine, aylık bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı SGK vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “…Davacı …’ün 08.12.2016 -13.12.2016 tarihlerinde Türkiyede 6 gün hizmetinin bulunduğu, davacının yurtdışındaki çalışmasını borçlanarak ödemek istediği ,davalı kurumca borç çıkarılarak davacıya tebliğ edildiği ve davacı tarafça bu borcun ödenmediği anlaşılmıştır.
Davacının davalı kurumdan malüllük aylığı alınması talebinde bulunduğu ,davacının 01.01.2013 tarihinden itibaren … ülkesinden malüllük aylığı aldığı…daki 1800 günlük çalışmasının karşılığı borçlanma talebine istinaden tebliği edilen borcu 3 ay içerisinde ödemediği, malülen emeklilik için öngörülen borcun tamamen ödenmesi olması şartının gerçekleşmediği, yine davacının yönetmelik hükümleri çerçevesinde çalışma gücünün %60’ının kaybetmesinin gerektiği ancak alınan raporlar ile davacının %60 çalışma gücü kaybı olmadığının belirlendiği anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar gözönüne alındığında davacının talebinin hukuka uygun olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Somut olayda, maluliyet oranına ilişkin prosedürün işletilmediği ve maluliyet tespitine yönelik işlemlerin yerinde olmadığı anlaşılmakla birlikte, tahakkuk ettirilen borçlanma bedelinin ödenmediği ve borcun ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması koşulunun sağlanmadığı anlaşılmakla, kural olarak her dava açıldığı tarihteki koşullara göre sonuçlandırılacağından davanın reddine dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, davacının yurt dışında malul durumda olduğunu, tüm raporlara rağmen Kurumca oran belirlenmeden malul sayılmadığına karar verildiğini, bu nedenle prim borcunun yatırılmadığını, maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğinden bahisle kararı temyiz etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ:
Sigortalı sayılanlar ve bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarının çalışma gücü veya meslekte kazanma gücü kayıp oranlarının tespitine ilişkin, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.10.2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 11.10.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak; Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği 01.09.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 03.08.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 58’inci ve 95’inci maddesinde malûl sayılmayı gerektirecek hastalık veya arızanın bulunup bulunmadığının tespitinde izlenecek yol açıklanmıştır. Buna göre kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak, diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak, itiraz halinde, Adli Tıp Kurumundan alınacak rapora göre karar verilmeli; Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki bulunması halinde ise, Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak raporla, bu çelişki giderilip, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, davacının malullük aylığı bağlanmasına yönelik talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, maluliyet oranının tespitine yönelik talebi açısından, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 5510 sayılı Kanunun 95. maddesinde öngörülen yasal prosödür işletilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.