Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/8639 E. 2021/9165 K. 19.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8639
KARAR NO : 2021/9165
KARAR TARİHİ : 19.10.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın dosyası daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nin 30/12/2020 tarih ve 2020/1511 Esas-2020/3188 Karar sayılı kararının borçlular vekilince temyizi üzerine Dairemizin 22/06/2021 tarih ve 2021/2375 E.-2021/6767 K. sayılı kararı ile temyizen incelenmesi istenen karar, satışa hazırlık işlemine ilişkin olduğundan kararın temyiz kabiliyeti olmadığından temyiz başvuru talebinin reddine karar verildiği, bu kez borçlular vekilince, temyiz dilekçesinin yanlış değerlendirildiği, borçlu Sait’in takip dosyasında kefil olduğu, borçlu Sait ve borçlu şirketin zorunlu takip arkadaşı olduğu, terkin edilen şirket yönünden ihya sağlanmadan müvekkil hakkında takip yapılamayacağı gibi, bu eksiklik tamamlanmadan zorunlu takip arkadaşı olan kefil Sait’e karşı da icra takibinin devamı mümkün olmadığı, bu nedenle şikayet konusu 18.04.2019 tarihli icra müdürlüğü işleminin isabetli olduğu hususları ileri sürülerek maddi hata yapıldığı gerekçesiyle maddi hatanın düzeltilmesi isteminde bulunulduğu görülmektedir.
Dosyanın yeniden yapılan incelemesinde;
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, takip kesinleştikten sonra icra müdürlüğü 18.04.2019 tarihli karar ile, borçlu şirketin ticaret sicilinden silindiği tüzel kişiliği sona erdiğinden şirkete satışla ilgili tebligatların yapılamayacağı gerekçesiyle “1-Borçlu şirket yönünden tüzel kişiliği bittiğinden takibin durdurulmasına 2- Borçlu şirkete tebligat yapılamadığından satışların düşürülmesi için Balıkesir 10 İcra Müdürlüğü’nün 2008/733 Tal. numaralı dosyaya yazı yazılmasına, 3- Diğer taşınmaz satış talimatı yazılan İstanbul 10 İcra Müdürlüğü’ne taşınmaz satış ilanı yapılmış olması halinde satışın düşürülmesi, ilan yayınlanmamış ise satış talimatının infaz edilmeyerek iadesi için yazı yazılmasına ” karar verilmiş, alacaklı vekili icra mahkemesine başvurusunda memur muamelesi işlemini iptali ile satış kararı verilmesi talebinde bulunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, alacaklı vekilinin istinaf talebinde bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesin’ce davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulüne ile, Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü’nün 2003/1473 esas sayılı dosyasında verilen 18.04.2019 tarihli müdürlük kararının 1, 2 ve 3. maddesinin iptaline, gayrimenkuller için verilen satış kararının yeniden işleme konulmasına karar verildiği görülmüştür.
1-Borçlu şirket … Yapı Malz.İnş.San.Tic.Ltd.Şti. yönünden yapılan incelemede;
Ticaret Sicilinden kaydı terkin edilen şirketin tüzel kişiliği son bulur. Terkinin tüzel kişinin bizatihi kendisi hakkında sonuç doğurabilmesi için Ticaret Sicili Gazetesinde ayrıca ilanına da gerek bulunmamaktadır. Zira kural olarak yasada öngörülen istisnalar haricinde Ticaret Sicili Gazetesinde ilan kurucu değil bildirici bir etkiye sahip olup; 3. kişilere karşı değişikliğin hüküm ifade etmeye başladığı tarih, ilan tarihine göre belirlenir ise de tüzel kişinin kendisi yönünden değişikliğin hüküm ifade etmesi ilan şartına bağlanamaz.
6102 sayılı TTK’nun geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketin aynı maddenin 15. bendine göre ihyası mümkündür; bu bentte, “… Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir…” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; … Yapı Malz.İnş.San.Tic.Ltd.Şt. hakkında İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/671 Esas sayılı dosyasından 17.03.2015 tarihinde iflasına karar verilmiş , aynı mahkemenin 07.11.2006 tarih ve 2006/658 Esas 2006/638 kararı ile İİK’nun 254.maddesi gereğince iflas kapatılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7. maddesine göre 07.11.2006 tarihinde ticaret sicilinden re’sen terkin edildiği, bu aşamadan sonra şirketin ihya edildiğine dair herhangi bir iddianın, kaydın, bilgi ve belgenin yer almadığı görülmüştür.
Borçlu şirketin ticaret sicilinden terkini halinde, yukarıda da belirtildiği gibi tüzel kişiliği sona erer. Somut olayda ise, borçlu şirketin tüzel kişiliği son bulduğu halde; mahkemece, bu husus gözetilmeden uyuşmazlık karara bağlanmıştır.
Dava ve karar tarihinde 6100 Sayılı HMK yürürlüktedir. Anılan Yasa’nın 50 ve 51. maddeleri gereğince, tüzel kişilerin de taraf ve dava ehliyetlerinin bulunması gerekir. Aynı Kanun’un 52. maddesi hükmü gereğince de; tüzel kişiler davada yetkili organları tarafından temsil edilir. Diğer yandan TMK’nın 48. maddesi hükmüne göre tüzel kişinin hak ehliyeti; 49. maddesi hükmüne göre de fiil ehliyeti belirlenebilir. Az yukarıda açıklandığı üzere; borçlu şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkini üzerine son bulduğuna göre davada taraf ve dava ehliyeti de bulunmamaktadır. HMK’nın 53. maddesi hükmü uyarınca, dava takip yetkisi, talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisidir. Tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları, kanuni temsilin söz konusu olduğu hallerde temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve ayrıca dava yetkisine sahip olunması ve bunun yanında vekil aracılığı ile takip edilen davalarda, vekilin davaya vekalet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamesinin bulunması HMK’nın 114. maddesi hükmü gereğince “dava şartı” olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece, re’sen gözetilmesi zorunludur.
Hal böyle olunca; borçlu şirketin ticaret sicilinden terkiniyle tüzel kişiliği sona erdiğinden takip ehliyeti ve dava ehliyeti bulunmadığı anlaşılmakla, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin vekalet veremeyeceği-temsilcisi olamayacağından, borçlu şirketin vekili olarak temyiz talebinde ve maddi hata talebinde bulunan Av. …’nun şirketi temsil konusunda vekaleti olmadığından, yetkisiz vekilinin şirket adına davayı takip edemeyeceğinden, temyiz ve maddi hata talebinde bulunamayacağı anlaşıldığından borçlu şirketi temsil yetkisi bulunmadığı belirlenen vekilin maddi hata yapıldığına ilişkin 28/07/2021 havale tarihli dilekçenin borçlu şirket yönünden REDDİNE,
2 -Borçlu … yönünden yapılan incelemede;
Şikayete konu icra memur işleminde, borçlu … hakkında “ icra takip dosyasında borçlu şirkete tebligat yapılamadığından satışların düşürülmesi için Balıkesir 10 İcra Müdürlüğü’nün 2008/733 Talimat sayılı dosyaya yazı yazılmasına, diğer taşınmaz satış talimatı yazılan İstanbul 10 İcra Müdürlüğü’ne taşınmaz satış ilanı yapılması halinde satışın düşürülmesi, ilan yayınlanmamış ise satış talimatının infaz edilmeyerek iadesi için yazı yazılmasına” karar verildiği bu kararın satışa hazırlık işlemi olduğu anlaşılmıştır.
02.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 365/1. maddesinde; “İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise; “Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, satışa hazırlık işlemine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmadığından, incelemesi istenen karar İİK’nun 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere kesin nitelikte olduğundan Dairemizin 2021/2375 Esas, 2021/6767 Karar nolu ve 22/06/2021 tarihli kararında maddi hata olmadığından davalı vekilinin 28/07/2021 tarihli dilekçesinin borçlu … yönünden de reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin maddi hata yapıldığına ilişkin 28/07/2021 havale tarihli dilekçesinin her iki borçlu yönünden de yukarıda belirtilen gerekçelerle REDDİNE, 19/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.