Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2018/4433 E. 2021/9790 K. 04.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4433
KARAR NO : 2021/9790
KARAR TARİHİ : 04.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik

Tebligat Kanunu’nun 21 ve 6099 sayılı Kanunla değişik 21, 23 ve bu Kanunun uygulanmasına dair Yönetmeliğin 30. maddesi uyarınca; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen koşul geçerlilik koşuludur.
Somut olayda, katılanın adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi uyarınca yapılan gerekçeli karar tebligatında, adresin kapalı olması sebebiyle komşusundan sorulduğu, komşusuna haber verilerek TK 21 maddesi gereği bağlı bulunduğu mahalle muhtarına teslim edilerek 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldığı şerhi mevcut olup, haber verilen komşusunun adının anlaşılamadığı, imzası ve imzadan imtina ettiğine ilişkin şerhin bulunmadığı gözetildiğinde bu hali ile yapılan tebligatın, 7201 sayılı Kanun’un 21/1. maddesi ile Yönetmeliğin 30. maddesi hükümlerine aykırı olduğu anlaşılmakla; katılanın öğrenme üzerine 05.04.2018 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “özel belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 09.04.2009 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 04.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.