YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7651
KARAR NO : 2021/13062
KARAR TARİHİ : 05.10.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık … hakkında maktul …’e yönelik olası kastla öldürme suçundan mahkumiyetine dair … 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18/01/2019 gün 2017/261 Esas, 2019/19 Karar sayılı kararının sanık müdafi, katılan vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 10/06/2019 gün 2019/1720 (E) ve 2019/1723 (K) sayılı istinaf başvurularının esastan reddine dair kararına yönelik sanık müdafi ve katılanlar vekillerinin temyiz başvurularının, Dairemizin 09.12.2020 gün ve 2020/1531 Esas, 2020/3275 sayılı kararı ile esastan reddine kararı verilerek hükmün onandığı;
Dairemizin esastan ret kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/03/2021 gün 1-2019/96645 Nolu yazısıyla;
“Her ne kadar … Ağır Ceza Mahkemesince sanığın, olası kastla öldürme suçundan eylemine uyan TCK’nin 81/1, 21/2, 62, 63. maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar istinaf ve temyiz mercilerince yerinde görülmüş ise de;
Gerek Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 09.12.2020 gün ve 2020/1531 esas, 2020/ 3275 karar sayılı ilamında karara muhalif kalan Üye Cengiz Topaktaş’ın muhalif şerhiyle, gerekse … Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2017 gün ve 2017/8677 soruşturma, 2017/10055 esas sayılı iddianamesiyle, sanığın eyleminin, TCK’nin 84/4. maddesi yollamasıyla 81/1. maddesine mümas olduğu değerlendirilmiş olup, dosyada yapılan inceleme sonucunda bu nitelendirmenin Cumhuriyet Başsavcılığımızca da yerinde olduğu kanaati oluşmuştur.
Şöyle ki;
İncelenen tüm dosya kapsamından ve yukarıda yapılan açıklamalardan;
Olay tarihinde, sadece ikisinin bulunduğu ve maktülenin başka hiç bir kimse tarafından korunamayacağı bir ortamda, ondan daha güçlü ve üstün olan sanığın, maktuleye fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı, sanığın eyleminin yatak odasından maktulenin kaçtığı banyoya kadar devam ettiği, bunun, yatak odasının zemininde, yastık kılıfında, turuncu şortta ve banyo fayanslarında bulunan kan izleriyle sabit olduğu, sanığın uyguladığı bu psikolojik ve fiziki şiddetten kurtulmak isteyen maktulenin korku içerisinde ve paniklemiş vaziyette sanıktan kurtulmak amacıyla sigara içmek için balkona çıkmak istediğini söyleyerek sanığı ikna ettiği ve sanığın şiddetinden kurtulmak amacıyla 5. kattaki balkondan atlamak suretiyle hayatını kaybettiği anlaşılmış olup, maktulenin ölümü ile sanığın eylemleri arasında illiyet bağının bulunduğu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde sabit bulunmaktadır.
Sorun, eylemleri nedeniyle maktulenin ölümüne neden olan sanığa TCK’de düzenlenen hangi ceza yaptırımının uygulanması gerektiğinin tespit edilmesidir.
Sanığın eyleminin olası kastla öldürme olabilmesi için,
a) Ölümle sonuçlanan kasti fiilin bizzat sanık tarafından işlenmesi gerekmektedir. Olayda böyle bir durum söz konusu olmadığı gibi, iddianamede de gündeme getirilmemiştir.
b) Sanığın neticeyi öngörmesi gerekmektedir. TCK’nin 21/2. maddesine göre kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Sanıkla maktule uzun süredir birlikte yaşamaktadır. Maktulenin ve tanıkların beyanlarına göre aralarında bu tür tartışmalar hep vuku bulmuş sanığın maktuleye her seferinde şiddet uyguladığı ancak tekrar barıştıkları ve birlikte yaşamaya devam ettikleri sabittir. Dolayısıyla sanığın daha önce hiç olmamış olan böyle bir neticeyi öngörmesi mümkün değildir. Sonuç olarak sanığın eyleminde olası kastla öldürme suçunun yasal unsurları bulunmamaktadır.
Buna karşılık;
Geçmişten beri maktuleye şiddet uygulayan sanığın, maktule ile yaşadığı kıskançlık tartışmasının sonucunda kendisinde oluşan gazap ve kızgınlıkla bulundukları apartman dairesinde eylemleriyle bir cebir, korku ve endişe ortamı yarattığı,
Alkollü olduğundan ne yapacağı ve nasıl bir zarar vereceği belli olmayan sanığın, maktuleyi yatak odasında darp etmeyle başlayan ve banyoya kadar devam eden icra hareketleriyle verebileceği zararın belirtilerini zaten gösterdiği,
Bu suretle maktule üzerinde kurmuş olduğu güç ve alan hakimiyeti ile yaratmış olduğu cebir – şiddet korku ve endişe ortamından kurtulmak isteyen ve geçmişten beri şiddet gören maktulenin bu sürecin verdiği bıkkınlıkla ve panikle 5 kattan atlayarak intihar etmesine neden olduğu sabit bulunmakta olup bu haliyle sanığın eyleminde, cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur etmek suçunun yasal unsurları oluşmuş bulunmaktadır.
TCK’nin 84/4. maddesine göre “..cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenler kasten öldürme suçundan sorumlu tutulurlar”
Hal böyle olunca,
Sanığın darp ve cebir-şiddet eylemlerinden bıkan ve kurtulmak isteyen maktülenin, kurtulmak amacıyla ve yaşadığı panikle 5. kattan atlayarak intihar etmeye mecbur bırakılması nedeniyle söz konusu yasa maddesinde tanımlanan suçun bütün yasal unsurları oluştuğu halde, sanığın TCK’nin 84/4 yollamasıyla TCK’nin 81/1. maddesi gereğince cezalandırılması yerine TCK’nin 81/1, 21/2. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilerek eksik ceza tayini yasaya aykırı bulunmaktadır.”
Gerekçeleriyle itirazda bulunulduğu,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.07.2012 gün ve 2012/280, 2012/928 sayılı Kararı ile 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa’nın 99. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesinde yapılan değişiklik ve 101. maddesiyle 5320 sayılı Yasaya eklenen geçici 5. madde uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesinin, 6352 sayılı Yasa’nın 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede;
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının talebi ve gerekçeleri yerinde görülmekle, talebin KABULÜNE, Dairemizin 09/12/2020 gün ve 2020/1531 Esas, 2020/3275 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE karar verilmiştir.
Sanık … hakkında olası kastla öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin, sanık müdafii ve katılanlar vekilllerinin istinaf yoluna başvurması üzerine; … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin dosya üzerinden yaptığı inceleme sonucu verdiği 10/06/2019 gün ve 2019/1720 E. 2019/1723 K. sayılı “istinaf başvurusunun esastan reddi” kararında bozma nedeni dışında bir isabetsizlik bulunmadığından sanık … müdafiinin sübuta, eksik incelemeye, delil yetersizliğine ilişkin, katılan … ve katılan Bakanlık vekilinin ceza miktarına ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine yönelen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
…’da diş hekimi olarak çalışan maktulün eşinden boşandıktan sonra sanıkla tanıştığı ve sevgili oldukları, sanığın ilişkileri boyunca maktule kendini farklı tanıttığı ve onun duygusal boşluğundan faydalanarak etkilediği, maktulün bu süreç içinde sanığa maddi yardımda da bulunduğu, olayın olduğu tarihte sanığın …’ya geldiği ve maktulün evinde kaldığı, evde de maktule psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığı, bu hususların hem cep telefonu mesaj kayıtları ile hem de maktulün yardımcısı…’ın ifadeleriyle doğrulandığı, olaydan bir gün önce sabaha karşı, evde tanık… olduğu halde sanığın maktule fiziksel şiddet uyguladığı, seslerden rahatsız olan…’ın eve polis çağırdığı, gelen polisleri maktulün şikayetçi olmayarak geri gönderdiği, ertesi gün maktulün…’ı evden gönderdiği ve sanıktan ayrılacağını söylediği, ancak olay günü sanığın maktule yine şiddet uyguladığı, bu şiddetin sonucu olarak maktulün kan izlerinin evin çeşitli yerlerinde bulunduğu, şiddetin sonucunda da kendisini 5. kattaki evinin balkonundan aşağı bıraktığı, yaralı halde kaldırıldığı hastanede bilgi amaçlı soru soran polislere erkek arkadaşından şiddet gördüğü için atladığını söylediği, akabinde de öldüğü olayda;
Maktulün gördüğü cebrin ve şiddetin sonucunda evinin 5. kat balkonundan atlamak zorunda kaldığından, sanığın TCK’nin 84/4. maddesi yollamasıyla TCK’nin 81. maddesi gereğince cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılarak olası kastla öldürme suçundan hüküm kurulması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirdiğinden, katılanlar vekillerinin temyiz talebinin kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10/06/2019, 2019/1720 (E) ve 2019/1723 (K) sayılı kararının CMK’nin 302/2. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28/02/2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2. maddesi uyarınca bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek “… 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, sayın Üye …’in “sanığın suç vasfının olası kast kabul edilmesi gerektiği” yönündeki karşı oyu ile 05/10/2021 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Maktule’nin evinin balkonundan aşağıya atlayarak yaralanıp hastaneye kaldırıldığı ve hastanede hayatını kaybettiği olayda yerel mahkeme, BAM ceza dairesi ve Yargıtay 1. Ceza Dairesinin sanığın eyleminin TCK’nin 81, 21/2. maddeleri kapsamında kaldığı düşüncesi ile olası kastla ölüme sebebiyet vermek suçundan mahkumiyetine karar vermiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise sanığın eyleminin cebir ve tehditle maktuleyi intihara mecbur etme suçunu oluşturduğu ve TCK 84/4 yollaması ile TCK’nin 81. maddesi kapsamında kaldığı gerekçesi ile itiraz etmiş olup Dairemiz çoğunluğunun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının kabulüne dair kararına itiraz olunan Dairemizin ilk kararının doğru olduğu gerekçesi ile katılmıyorum. Şöyleki;
Maktule, olay gecesi evinin 5. katındaki balkondan aşağıya atlayıp, yere düşünce şuurunu kaybetmeden olay yerine gelen tanıklara erkek arkadaşı ile kavga ettiğini, erkek arkadaşının kendisini dövdüğünü bu nedenle balkondan atladığını söylemiştir. Diş hekimi olan 38 yaşındaki maktule boşanmış iki çocuklu olup sanık ile arkadaşlık yaptığı, sanığın zaman zaman maktulenin evinde kaldığı, aynı evde maktulenin çocuklarına bakan yabancı uyruklu … isimli kadınında çalıştığı olaydan önceki gece sanık … maktule kavga edip sanık maktuleyi darp edince … isimli bayanın dayanamayıp polise haber verdiği sabaha doğru eve gelen polis memurlarına kapıyı açan maktulenin sanık evde olduğu halde kendisinin şikayetçi olmadığını, herhangi bir sorun olmadığını söyleyerek polis memurlarını gönderdiği, olay günü sabah kalkarak işe gittiği, evde bulunan …’e telefon ederek sorunu çözeceğini, halledeceğini söyleyerek evden çıkmasını istediği sanığın ise gün boyu evde kaldığı maktule eve dönünce tarafların tekrar tartışmaya başladıkları, maktulenin sanık tarafından darp edildiği ve kan izlerinin evin muhtelif yerlerinde olduğu maktulenin bu kavga sırasında sanıktan kaçarken balkona çıktığı ve kendisini boşluğa bıraktığı anlaşılmıştır.
Maktulenin sanık tarafından balkondan atıldığı iddiası yoktur. Maktule sanık beni darp ediyordu bende kendimi attım demektedir.
Dosya kapsamından maktulenin sanıktan ayrılarak kurtulmaya çalıştığına ancak muvaffak olamayıp çaresiz kaldığına sanığın cebir, şiddet veya tehdidinin etkisi ile çaresizlik içerisinde intihara mecbur kaldığına dair ne maktulün beyanı ve ne de hiçbir delil bulunmamaktadır. Maktule sanık ile ortak bir hayat kurmak istemekte ancak çeşitli nedenlerle sık sık kavga etmektedirler.
TCK’nin 84/4. maddesinin sanık hakkında uygulanabilmesi için sanığın maktuleye yönelik maktulenin başka bir kurtulma imkanı bulunmadığından intihara mecbur kaldığını gösteren maddi veya manevi cebir veya tehditde bulunduğuna dair delillerin bulunması şarttır. Tarafların kavga etmeleri sanığın bu sırada maktuleyi darp etmesi nedeniyle maktulenin sanıktan kaçmak isteyip kendini 5. kattan atıp hayatını kaybetmesi olayında sanığın eyleminin olası kastla adam öldürme suçu oluşturacağı ve sanığın TCK’nin 81, 21/2. maddeden cezalandırılması gerektiği kanaati ile Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.