Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/5807 E. 2021/5293 K. 14.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5807
KARAR NO : 2021/5293
KARAR TARİHİ : 14.04.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Asıl ve birleşen davalar, Kurum müfettişince 01/01/2006-31/07/2006 dönemine yönelik yapılan asgari işçilik incelenmesi sonucu tahakkuk ve tebliğ edilen prim, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ve gecikme zammına ilişkin Kurum işlemlerinin ve bu işlemler sonrasında Kurum alacaklarının icraen tahsiline yönelik ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesi istemlidir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Mahkemece uyulan bozma ilamımızda, asgari işçilik oranın ne olması gerektiği hususlarında açıklayıcı ve denetime elverişli rapor alınması belirtilmiş, bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda, asgari işçilik oranında herhangi bir irdeleme ve tespit yapılmaksızın hesaplama yapıldığı anlaşılmakla, bir önceki bozma ilamımızda belirtildiği üzere, ilgili bilirkişi heyetinden asgari işçilik oranının tespiti yoluna gidilip denetime elverişlik olacak şekilde (kurum tarafından yapılan tespitlerin yerinde görülmemesinin sebepleri ile karşılaştırması yapılmak suretiyle) eksik işçilik tutarının tespit edilmesi gerekmektedir.
2- Asıl davanın konusu re’sen tahakkuk ettirilen prim borcunun iptali istemli olup, asgari işçilik oranının tespiti sonrası eksik işçilik miktarının tespiti yapılarak, asıl dava konusu olan prim borcu ve 31.10.2010 tarihine kadar gecikme zammı hesaplanarak davacının bu miktar primden sorumlu olduğu kabul edilerek, mahkemenin birleşen 2012/251 Esas sayılı dava dosyasının konusunu oluşturan 2012/12814 nolu ödeme emri iptali davasında ise bu miktar prim ve ödeme emrinde gecikme zammının hesaplandığı tarih olan 29.02.2012 tarihi dikkate alınarak hesaplanacak gecikme zammını aşan kısmından davacının sorumlu olmadığına, kalan kısım yönünden Kurumun takip ve tahsil hakkının devam ettiğine karar verilmelidir.
3- Kabule göre de, asıl davanın (mahkemenin 2011/71 Esas sayılı dosyası)konusu Kurum işleminin iptali olduğu halde, infazda tereddüt yaratacak şekilde, mahkemenin 2012/251 Esas sayılı dava dosyasının konusunu oluşturan 2012/12814 nolu ödeme emri hakkında karar verilmesi,
Hükmün (2) nolu bendinde, 2012/251 Esas sayılı dava dosyası belirtilmesi gerekirken, işsizlik sigortası primi içerikli ödeme emrinin iptali davasını içeren 2012/252 Esas sayılı dava dosyasının belirtilmesi,
Asıl dava ile birleşen mahkemenin 2012/140 Esas sayısına konu idari para cezası içerikli ödeme emri hakkında hüküm kurulmaması,
Davanın kısmen kabulüne karar verilmesine karşılık, davalı Kurum yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi yerinde görülmemiştir
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.