YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20025
KARAR NO : 2021/8366
KARAR TARİHİ : 13.10.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Sanık … müdafisinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;
1)Sanıklar … ve … hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin ONANMASINA,
2)Sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik ” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıkların sorgusunun yapıldığı 05.10.2011 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
3)Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan vekili ve sanık müdafisinin temyizinin incelenmesinde;
Sanık … ve …’in … Tavuk Endüstüsü ve Ticaret A.Ş.’nin ortağı oldukları, sanık …’ın babası …’ın aynı şirketin kurucu ortağı olup 21.05.2007 tarihinden itibaren 3 yıl müddetle şirketi temsile ve ilzama yetkili olduğu, sanık …’ın şirket adına çek keşide etme yetkisi olmadığı halde katılan …’den almış olduğu et karşılığında suça konu olan keşidecisi … Tavuk Endüstüsü ve Ticaret A.Ş. olan 7 adet çeki tanzim ederek verdiği, katılanın çekleri süresi içerisinde muhatap banka şubesine ibraz ettiğinde ise keşideci imzasının yetkili temsilciye ait olmadığı ve karşılıklarının bulunmadığının tespit edildiği, sanığın bu suretle üzerine atılı suçları işlediği iddia olunan somut olayda; sanığın inkara yönelik savunması, katılanın” sanığın verdiği çeklerden bir kaç tanesini ödediğini, ancak suça konu çekleri ödemediği, ticarette güvenin ön planda olması nedeniyle talep edilen miktarda eti gönderdikten sonra çeki aldığı ” yönündeki beyanı, 24.03.2015 tarihli suça konu çeklerdeki keşidecisi imzasının sanığın el ürünü olduğu yönündeki bilirkişi raporu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 tarih ve 80/98 sayılı, hesap sahibinin önceden verdiği açık ya da örtülü rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği yönündeki kararı karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, muhatap banka şubelerinden suç tarihi öncesi ve sonrasında … Tavuk Endüstüsü ve Ticaret A.Ş.’ye ait çek hesabından sanık … tarafından keşide edilip ödenen çeklerin bulunup bulunmadığının araştırılması, katılana sanıkla alışverişlerine ilişkin ödemenin çek ile yapılacağı hususunda taraflar arasında bir anlaşma bulunup bulunmadığının sorulması, malın tesliminden önce veya teslimi sırasında ödemenin çek ile yapılacağı hususunda bir anlaşma bulunması halinde çek malın tesliminden sonra verilmiş olsa bile önceden doğan borçtan söz edilemeyeceğinin gözetilmesi, belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu nazara alındığında, suça konu çek asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının kararda tartışılmasından hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 13/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi