Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1276 E. 2021/6386 K. 07.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1276
KARAR NO : 2021/6386
KARAR TARİHİ : 07.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, borçlu … hakkında takip başlatıldığını, takibin semeresiz kaldığını, dava konusu taşınmazlarını 25.03.2011 tarihinde davalı babası Mehmet’e onun da 26.09.2011 tarihinde kardeşi …’a sattığını, belirterek bu tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, takibe konu bonoların tanzim tarihlerinin 04.12.2012 olduğu, dava konusu taşınmazların bu tarihten önce 25.03.2011 tarihinde satıldığı, borcun doğumunun tasarruf tarihinden önce olduğunun ispatlanmamış olması nedeni ile davanın reddine ilişkin kararı Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 24.04.2018 Tarih 2017/1002 Esas 2018/4421 Karar sayalı ilamı ile dava dayanığı takibe konu bonoların 30.05.2011 ve 04.12.2012 tanzimli tarihli olmakla birlikte davalılar temel borç ilişkisinin 25.03.2011 tarihinden önce doğduğunu ileri sürdüğü, davacı alacaklı ve … ile ticari ilişkisinin 2010 yılından beri devam ettiğini, takip dayanağı bonoları ilk düzenleyen borçlu … ile bonoların taşınmaz satışları sırasında …’ye verildiğini iddia ederek, buna ilişkin belge sunduğu, yapılacak işin, davacı alacaklı ile dava dışı … arasındaki borç kaynağı senetlerin hangi ticari ilişkiden doğduğunun tesbiti için davacının ticari defterlerinin incelenmesi yine borçlu … ile … arasında takip dayanağı senetlerin düzenlenmesi gerektiren satış ve ticari ilişkinin tesbiti için borçlu …’ın ticari defterleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılıği ile inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş bozmadan sonra borcun doğumunun tasarruf tarihinden önce olduğunun ispatlanmamış olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yeminin Konusu” başlıklı 225. maddesi “Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başkaca delillerle ispat edememesi halinde diğer tarafa yemin teklif edebilir. Yani yemin teklifi ispat yükü kendisine düşmeyen tarafa yapılır. Kendisine ispat yükü düşmeyen tarafa belli bir vakıa hakkında yemin teklif edebilmek için ise vakıanın karşı taraftan kaynaklanması gerekir.
Somut olayda, davacı alacaklının alacağının tasarruf tarihinden önce doğduğunu ispat etmesi gerekir.Davacı tarafından bu yönde birtakım belgeler sunulmuş ise de sunulan belgeler ispatı elverişli görülmemiştir.Davacı dava dilekçesinde açıkca yemin deliline dayandığından hakimin bu delili davacı tarafa hatırlatarak, davacının bu delil hakkını kullanmak istemesi halinde , usule uygun olarak eda edilecek yemine göre karar verilmesi, aksi durumda şimdiki gibi davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Kabule göre, dava ön koşul yokluğundan red edildiğine göre karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesine göre davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
SONUÇ; Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.