Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/3284 E. 2021/5887 K. 26.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3284
KARAR NO : 2021/5887
KARAR TARİHİ : 26.04.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :

Davacı 01.06.1996-30.03.1999 tarihleri arasında her türlü sigortalılıkları ile çakışan günler haricinde tarım Bağ Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulü ile, davacının 01.06.1996-30.03.1999 tarihleri arası Tarım Bağ Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki dosyada, davacının 18.09.2012 tarihinde davalı Kurum’dan, prim kesintileri gereğince Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilmesi için talepte bulunduğu, davacının 1994/Temmuz ile 2012 yılları arasında, 2003 ve 2006 yılı hariç, aralıksız devam eden prim kesintileri bulunduğu, 01.10.1994 tarihinden devam eden ziraat odası kaydı olduğu, davalı Kurum tarafından davacının 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süreleri de dikkate alınarak Tarım Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin tespit edildiği, (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin “davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin dosyada mevcut bilgiler arasında çelişki bulunduğu, davacıya talebini açıklattırmak, daha sonra davalı Kurum’dan davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiği süreyi sorarak taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak sonucuna göre hüküm kurmak” gerektiği şeklindeki bozma ilamı üzerine, davacı tarafından talebinin, Kurumun davacıyı 2012 yılına kadar Tarım Bağ Kur sigortalısı olarak kabul ettiği, bu durumun davacının aleyhine sonuç doğurduğu, 01.06.1996 – 30.03.1999 tarihleri arasında tarım bağ-kurlu olduğunun tespiti ile Kurum tarafından fazla tescil edilen kısmın iptal edilmesi olarak açıklandığı, Mahkemece bu açıklamanın davacının talebini genişletmesi mahiyetinde olduğu belirtilerek davacının talebinin 01.06.1996 – 30.03.1999 tarihleri arasında tarım bağ-kur sigortalılığının tespitine yönelik olduğu kabul edilerek ilamda belirtilen şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Davalı Kurum tarafından 25.09.2020 tarihli yazı ile; davacının Tarım Bağ Kur hizmetinin 01.06.2008-28.02.2011, 11.11.2011-15.05.2012, 01.10.2012-19.11.2012 tarihleri arasında primi ödenmiş süre olarak tespit edildiği, primleri ödenmemiş ve 5510 sayılı kanun gereği durdurulmuş 01.06.1995-24.04.1999 ve 01.09.1999-02.05.2002 tarihleri arasını ihya ederek bedelini ödemesi halinde, hizmet olarak saydırmasının mümkün olduğu, davacıya yukarıda belirtilen primi ödenmiş süreler ile 30.03.2015 tarihli tahsis talebine istinaden 01.04.2015 tarihi itibariyle 4/a kapsamında aylık bağlandığı ve aylığının ödenmeye devam edildiği bildirilmiştir. Yazı ekindeki aylık karar formunda davacıya 1254 gün Tarım Bağ Kur ve 4543 gün SSK hizmeti dikkate alınarak toplam 5797 prim gün sayısı ile 506 sayılı Yasanın Geçici 81/B-D maddesi gereğince 01.04.2015 tarihinden yaşlılık aylığı bağlandığı görülmektedir.
Somut olayda, davacının talebinin, prim borcunun yaşlılık aylığına yetecek sigortalılık süresine karşılık gelen kısmını ödeyip, bunun dışındaki sürelerde sigortalı sayılmamasına yönelik olduğu kabul edildiği taktirde, 5510 sayılı Yasanın Geçici 17 ve Geçici 63. maddeleri kısmi ihyaya imkan vermediğinden, davacının borcun bir kısmını ödeyerek sigortalılık kazanması mümkün olmayacağından bu yönde bir talebin kabul edilmesi imkanı bulunmamaktadır.
Öte yandan, Kurumca kabul edilen 01.06.2008-28.02.2011, 11.11.2011-15.05.2012, 01.10.2012-19.11.2012 arası sigortalılık sürelerinin davacıya aylık bağlanmasında değerlendirilmiş olduğu görülmektedir. Davacının talebinin 01.06.1996-30.06.1999 arasına yönelik olduğu kabul edilip bu çerçeve içinde değerlendirme yapılmadığı taktirde hükmün infazı bu anlamda çelişki doğuracak niteliktedir.
Dosya kapsamından, davacının yapılandırma yasalarından yararlanmasına dair Kurum tarafından ihtilaf çıkarılmadığı, 27.11.2013 tarihli kurum yazısında davacının 01.06.1995-24.04.1999 tarihleri arasında sigortalı kabul edildiği, primlerini ödeyerek sigortalılık sürelerini ihya edebileceği, davacının talebinin 01.06.1996-30.03.1999 tarihleri arasında tarım bağ kur sigortalılığının tespiti istemine yönelik olması durumunda, talebinin Kurumca kabul edilen dönem içerisinde kaldığı görüldüğünden, bu halde dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının talebi bu açıklamalar kapsamında değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.