Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/3386 E. 2013/19495 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3386
KARAR NO : 2013/19495
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret (Kadıköy 2. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 12.06.2012 tarih ve 2011/803-2012/622 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … Uygurer vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin diğer davalı ile birlikte davalı şirketin ortağı olduğunu, iki ortağında şirketi münferiden temsile ve ilzama yetkili bulunduğunu, davalının kusurlu eylem, söz ve hareketleri ayrıca ana sermayenin kendisine düşen payını ödemediğini ileri sürerek, davalı şirketin tasfiyesine, davalıyı yeni yürürlüğe girecek TTK gereğince çıkarma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Uygurer vekili, şirketin kuruluşundan bu güne kadar yapılması gereken olağan genel kurul toplantılarının yapıldığını, şirketin geçmiş yıllara ait kârlarının dağıtılmadığını, müvekkilinin davacıya güvenin kalmadığını, savunarak, şirketin tasfiyesini ve şirket yönetimine kayyım atanmasını istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflarca müştereken alınan ortaklar kurulu kararına göre davacının sermaye artırım payını süresi içinde ödediği, davalının ise kendisine düşen sermaye artırım borcunu ödemediği, taraflarca artık bir araya gelinerek şirket faaliyetinin idamesine olanak kalmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı tarafından açılmış fesih ve tasfiya davası bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.