Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/3232 E. 2021/12611 K. 20.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3232
KARAR NO : 2021/12611
KARAR TARİHİ : 20.10.2021

Mahkemesi : Bakırköy 17. İş Mahkemesi

Dava, sigortalılık başlangıç tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Onama Kararları” başlıklı 370. maddesinde; “Temyiz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı bozulması gerektiği ve kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde Yargıtay’ın, kararı düzelterek onayabileceği ile karar, usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçenin doğru bulunmaması halinde, gerekçenin değiştirilerek ve düzeltilerek onanacağı” belirtilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 108. maddesi olup, Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, anılan Yasanın 60/G maddesinde, “bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.” hükmü karşısında, davacının, aynı Yasanın geçici 54. maddesi kapsamında 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi tescilinin bulunmadığı da nazara alınarak, 01.01.1973 doğumlu olan davacı yönünden, sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.01.1991 tarihi olarak kabulü gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370. maddesi gereğince verilen karar, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : İlk Derece Mahkemesi hükmünün 1 no.lu bendinin silinerek yerine; “Davacının 20.02.1986 tarihli işe giriş bildirgesi ile davalı işverenlikte işe başladığının,(1) gün süre ile asgari ücret ve hizmet akdi ile çalıştığının tespiti ile bu sürenin maluliyet-yaşlılık-ölüm sigortalı prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine ve 506 sayılı Yasanın 60/G maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 01.01.1991 tarihi olarak tespitine”; ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.