YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13230
KARAR NO : 2021/17539
KARAR TARİHİ : 25.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 21/11/2011 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içinde 19/11/2015 tarihinde ”güveni kötüye kullanma” suçunu işlediği, bu suçtan yargılanarak 5237 sayılı TCK’nın 155/1 maddesinde tanımlanan ”güveni kötüye kullanma” suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 29/03/2016 tarihinde kesinleşmesi üzerine Kayseri(Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2010/1299 E. – 2011/862 K. sayılı ve 11/10/2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının yeniden ele alınması için mahkemesine ihbarda bulunulduğunun anlaşılması karşısında; sanığın denetim süresi içinde işlediği ihbara konu olan Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1018 E. – 2016/263 K. sayılı ve 29/03/2016 tarihli mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK’nın 155/1 maddesinde tanımlanan ”güveni kötüye kullanma” suçuna ait olduğu ve bu suçun CMK’nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı, ancak sanığın UYAP’tan alınan adli sicil kaydına göre, 5 yıllık denetim süresi içinde işlediği ve hükmün açıklanmasını gerektiren birden fazla kesinleşen mahkumiyetinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, bilahare 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “Hükme bağlanmış” ibaresinin aynı bentte yer alan, “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 116/1 maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.