Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/24369 E. 2012/25708 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24369
KARAR NO : 2012/25708
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10/07/2003 tarihli iddianamesi ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son ve 522. maddeleri gereğince iki kez cezalandırılması talebiyle kamu davasının açıldığı; mahkemece yapılan yargılama sırasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlüğe girmesi üzerine sanık müdafiine, sanığın eylemine bu yasa bakımından temas eden sevk maddeleri gereğine ek savunma hakkı verilip hüküm kurulduğu anlaşılmakla, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından ayrıca ek iddianame düzenlenmesi gerektiğine ilişkin tebliğnamede bozma isteyen düşünce benimsenmemiş; katılan …’e ait iş yerinden 05/06/2003 günü hırsızlık yapılmasına karşın, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin hatalı olarak 09/06/2003 olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir bir yazım hatası olarak kabul edilmiş; hırsızlık suçları bakımından eski ve yeni ceza kanunları uyarınca karşılaştırma yapılırken, 765 sayılı TCK’nın 493/1-son maddesi uyarınca hükmolunabilecek 8 yıl hapis cezasından, aynı yasanın 522/1. maddesi uyarınca ¼ oranında artırım yapılması halinde, 10 yıl hapis cezası yerine 12 yıl hapis cezasına hükmedileceği belirtilmişse de, hesaplamanın doğru yapılması halinde dahi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu lehe olduğundan, bu husus sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır.
I) Sanık …’e yüklenen hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları bakımından yapılan incelemede;
UYAP sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın 01/06/2009 tarihinde öldüğünün anlaşılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320
../.

2
sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca ayrı ayrı DÜŞMESİNE;
II) Sanık …’un, katılan …’e karşı gerçekleştirdiği mala zarar verme suçu bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA;
III) Sanık …’un, katılan … ve yakınan …’na karşı gerçekleştirdiği hırsızlık suçları bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın hırsızlık suçlarını gece vakti işlediği gerekçesiyle hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesi gereğince temel ceza üzerinden artırım yapılmışsa da, katılan …’in iş yerini 04/06/2003 günü 20:00 sularında kapatıp, 05/06/2003 günü 08:00 sularında açtığında hırsızlık olayını fark ettiğini belirtmesi; yakınan …’nun da hırsızlık olayını, 06/07/2003 günü 05:45 sularında öğrendiğini beyan etmesi; sanığın olaylar sırasında yakalanmaması karşısında; Erzurum ilinde güneşin, 05/06/2003 günü 04:43’de, 06/07/2003 günü de 04:49’da doğduğu; güneşin doğuş saatlerine göre, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesi uyarınca, sanığın eylemlerini gündüz sayılan zaman dilimlerinde işleme olasılığı dikkate alınarak, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince olayın gece vakti gerçekleştiğinin şüpheden arınmış delille ispat edilmeden adı geçen yasanın 143/1. maddesinin uygulanması sureti ile sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm kısmından “ 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin “ bölümlerin çıkarılarak, sanığın katılan … ve yakınan …’na yönelik hırsızlık eylemleri bakımından sonuç cezaların 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 62/1. maddeleri uyarınca iki kez 3 yıl 4 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV) Sanık …’un, katılan … ve yakınan …’na karşı gerçekleştirdiği iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçları bakımından yapılan incelemede ;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
../.
3

Ancak;
1)Sanığın eylemlerini gündüz sayılan bir zaman diliminde gerçekleştirmiş olabileceği düşünülmeden, temel cezanın 5237 sayılı TCK’nın 116/2. maddesi yerine aynı yasanın 116/4. maddesi uygulanması suretiyle belirlenerek fazla ceza tayin edilmesi;
2)İş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının birden fazla sanık tarafından birlikte işlendiğinin kabulüne karşın, bu suç nedeni ile hükmolunan cezadan, sözü edilen yasanın 119/1-c maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA; CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanık …’un ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına; 29/11/2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.