YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5757
KARAR NO : 2013/20699
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ayvalık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.07.2012 tarih ve 2009/168-2012/527 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı sigortalı Alişan Uluslararası Taşımacılık ve Ticaret A.Ş’nin blok yurt içi taşıyıcı sorumlu sigorta policesi kapsamında 29.07.2008 tarihinde Ayvalık’daki Yudum yağ fabrikasından Samsun’a göndermek üzere Yudum ayçiçeği yağı yükünün davalılardan …’e ait diğer davalı …’ın sevk ve idaresindeki 20 KE 966 plakalı kamyona yüklendiğini, ancak yükün varış yerine ulaştırılmadığını, yapılan araştırma sonucu yağın emniyet suistimal suretiyle hırsızlık yapılarak çalındığının anlaşıldığını, bu konuda Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunulduğunu, müvekkili şirketein kaybolan emtia karşılığı sigortalısına ödeme yaptığını, almış olduğu yükü varış yerine ulaştırmayan davalıların müvekkilinin zararına neden olduğunu, ileri sürerek 68.950 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin aracı ile taşıma işini bizzat yaptığını, ancak olay günü ani rahatsızlığı nedeniyle diğer davalıya aracı verdiğini ve sadece Denizli’den İzmir’e mermeri götürmek için aracı davalıya verdiği halde davalının, davaya konu taşıma işini de aldığını sonradan öğrendiğini, müvekkilinin araç ile zilliyetliğinin kesildiğini, dolayısıyla meydana gelen olaydan BK’nun 55. maddesi gereğince sorumlu olmayacağını, zarar gören firma yetkililerinin basiretli bir tacir gibi davranmayıp, irsaliye faturalar müvekkili adına olduğu halde kendisi ile herhangi bir bağlantı kurmadan yükü teslim ettiklerini, olayda zarar gören firmanın sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta poliçesinde sigortalının taşıma yapacak aracın ve şöförün güvenirliği ve geçmişi hakkında iyi bir araştırma yaparak basiretli bir tacir gibi davranıp alması gereken bütün önlemleri alması gerekirken bu önlemleri almaması durumunda zararın sigorta kapsamında olmayacağı yazılı olduğu halde, dava dışı sigortalının araç ruhsat sahibi ve fatura irsaliye mükellefi … olduğu halde ve araç kendi öz malı olmadığı halde gerekli araştırmayı yapmadan daha önce sabıkası olan ve bu tür suçlar işlediği anlaşılan …’a yükü teslim etmek suretiyle poliçede belirtilen dikkat ve özeni göstermediği, hatta araç sahibi ile herhangi bir irtibat dahi kurmadığı, bu nedenle meydana gelen zararın sigorta kapsamı dışında olduğu sabit olduğu halde davacı şirketin ödeme yaptığı, alınan her üç bilirkişi raporunda da davacı şirketin rucü hakkı doğmadığı belirtildiği, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere ağır kusurun söz konusu olması nedeni ile davacının sigorta hukukuna dayalı halefiyet hükümleri uyarınca davalıya karşı dava hakkı mevcut değil ise de, davacı sigortalıdan dava ve takip hakkını temliknameye dayalı olarak devralmış bulunduğundan, davacının temlike dayalı olarak davalılara karşı dava hakkı mevcut olduğu nazara alınmadan davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.