Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/3579 E. 2013/19502 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3579
KARAR NO : 2013/19502
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15.11.2012 tarih ve 2012/199-2012/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tescilli “PDK” markasının davalı tarafından izinsiz kullanıldığını, yapılan aramada ürünlere el konulduğunu, davalının eylemi nedeniyle zararlarının olduğunu ileri sürerek, 1.000.00 TL fiili zarar ve 1.000.00 TL yoksun kalınan kar olmak üzere toplam 2.000.00 TL maddi, 30.000.00 TL manevi tazminatın ticari faizi ile tahsili ile marka hakkına tecavüz oluşturan ürünlerin üretilmesini sağlayan araç, cihaz, makine gibi vasıtalara el konulmasını, marka hakkına tecavüzün önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markayı bir önceki malikin zımni muvafakati ile kullanıldığını, markanın davacıya devredildiğinin öğrenilmesinden itibaren üretilmesinin durdurulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, bilirkişice davacının marka sahibi olduğu 21.03.2007 ile davalının marka hakkına tecavüz oluşturan ürünlere el konulan 26.04.2007 tarihleri arasında davalının elde ettiği karın 4.678,79 TL hesaplandığı gerekçesiyle, kesinleşen konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4.678,79 TL maddi tazminatın 26.04.2007 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.