Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/6384 E. 2021/9089 K. 19.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6384
KARAR NO : 2021/9089
KARAR TARİHİ : 19.10.2021

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak
HÜKÜM : Düşme, tazminat talebinin reddi

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-) “Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak” suçuna ilişkin olarak kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Mahkeme tarafından 19/10/2011 tarih ve 2009/897 Esas 2011/1753 Karar sayılı hükümle sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 13/11/2012 tarihli, 2012/5261 Esas, 2012/9288 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği halde, incelemeye konu dava dosyası üzerinden yargılama yapıldığı ve 24/02/2021 tarihinde yeniden sanıklar hakkında davanın düşmesine dair karar verildiği anlaşılmış ise de, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 13/11/2012 tarihli, 2012/5261 Esas, 2012/9288 Karar sayılı onama ilamından sonra yapılan tüm işlemlerin yok hükmünde olduğu gözetilerek inceleme yapılmış olup,
2-)Tazminat talebine ilişkin olarak kurulan hükme yönelik yapılan incelemede,
1-Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 13/11/2012 tarih ve 2012/5261 esas 2012/9288 Karar sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararının “ Bozma kararına uyulduğu halde, bozma kararı doğrultusunda asıl borçlu … Ltd. Şti ile üçüncü şahıs … Ltd. Şti. arasında düzenlenen taşeronluk sözleşmesi ile alacaklılar … ve …’un yetkilisi olduğu … Malzemeleri Taahhüt Ticaret ve Boya Paz. firması ile borçlu … ve üçüncü şahıs … şirketlerine ait defter ve kayıtlar üzerinde konusunda uzman inşaatçı, muhasebeci ve hukukçulardan oluşan üç kişilik bilirkişi heyetince sanık …’ın yetkilisi bulunduğu … İnş. Tic. Ltd. Şti’nin, birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği 15.02.2007 tarihi itibariyle asıl borçlu … Ltd.
Şti’ne borçlu olup olmadığı, varsa borç miktarının ne olduğu, her iki şirkete ait defter, kayıt ve banka hesapları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle belirlenmeden, sadece … İnş. Tic. Ltd. Şirketine ait defter ve belgeler üzerinde ve yalnızca muhasebeci bilirkişiye yaptırılan yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak İİK’nun 89/4. maddesi uyarınca tazminat talebinin reddine karar verilmesi,” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesine rağmen, bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeksizin ve üçüncü kişi … Şti.’nin, asıl borçlu … Ltd. Şti.’ne, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle kesinleşmiş ve muaccel bir borcunun bulunup bulunmadığının tespiti için her iki tarafa ait tüm ticari defter ve belgeler ile 2007 yılına ait ticari defterlerle birlikte karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yapılmaksızın yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, şikayetçiler vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan HÜKMÜN bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanık vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.