YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14763
KARAR NO : 2021/16064
KARAR TARİHİ : 06.10.2021
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 31/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Osmaniye Çocuk Mahkemesinin 03/06/2011 tarihli ve 2010/395 esas, 2011/264 sayılı kararının Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 20/05/2015 tarihli ve 2015/8689 esas, 2015/2439 karar sayılı ilamı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 31/2, 168/1, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Osmaniye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2015 tarihli ve 2015/563 esas, 2015/717 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23/03/2021 gün ve 94660652-105-80-3624-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/04/2021 gün ve 2021/43518 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
08/02/2021 tarihli tutanak içeriğine göre, dosya aslının Osmaniye 3. Asliye Ceza Mahkemesi arşivinde bulunamadığının anlaşılması karşısında, onaylı dosya sureti üzerinde yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, kayden 05/05/1996 doğumlu suça sürüklenen çocuğun suç tarihi olan 06/10/2010 tarihi itibariyle 12-15 yaş grubu aralığında bulunduğu ve eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinde tanımlanan cezanın türü ve üst sınırına göre, anılan Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 4 yıllık asli zamanaşımı süresinin ilk mahkumiyet hükmünün kurulduğu 13/06/2011 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeksizin, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Karar duruşmasında Osmaniye T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk …’a 10.09.2015 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde CMK’nın 263’ncü maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle” hükmün usulüne uygun tefhim edilmediği ve bu nedenle kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Osmaniye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2015 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk …’a usule uygun olarak (suça sürüklenen çocuğun cezaevinde olması halinde, cezaevindeki suça sürüklenen çocuğa CMK 263’üncü maddesine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilip, kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (OSMANİYE) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 10.09.2015 tarihli ve 2015/563 E., 2015/717 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 06/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.