YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10785
KARAR NO : 2021/11863
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında hükümlülük, müsadere, nakil aracının iadesi, sanıklar … ve … hakkında beraat
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Sanıklar … ve … hakkında verilen beraat kararları yönünden yapılan incelemede;
29.09.2013 tarihinde sanıkların yolcu olarak bulunduğu araçta önleme arama kararına istinaden yapılan aramada aracın arka kısmında örtü ile örtülmüş vaziyette 2500 karton kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanıklar araçta sigara olduğunu bilmediklerini ve kaçakçılıkla ilgisi olmadığını belirterek suçlamaları kabul etmemişse de, ele geçen sigaraların miktarı ve aracın modeline göre sigaraların bulunduğu yer nazara alındığında sanıkların sigaralardan haberdar olmamasının mümkün olmadığının anlaşılması karşısında, sanıkların mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
II- Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede;
1-1 numaralı bozma içeriğine göre; sanıkların eyleminin toplu kaçakçılık suçu kapsamında kaldığı, sanıklar hakkında 5607 sayılı Yasanın 4/2. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eylemlerinin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3-Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nun 62/1. maddesi yerine TCK’nun 62. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
4-24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekili ile sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.