Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/25340 E. 2021/14113 K. 02.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25340
KARAR NO : 2021/14113
KARAR TARİHİ : 02.11.2021

Sayaç harici hatta su kullandığından bahisle … Gıda Temizlik Maddeleri Nak. Oto. Sigorta Acenteliği San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 26.582,13 Türk lirası bedel ödemesine dair Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Müdürlüğü’nün 07/11/2019 tarihli ve 320318 sayılı kaçak su zabıt tutanağına yönelik başvurunun işletmede sayaç haricinde kaçak su kullanılmadığı anlaşıldığından bahisle kabulü ile anılan tutanağın iptaline dair Tarsus 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/02/2020 tarihli ve 2019/3356 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin TARSUS 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 24/11/2020 tarihli ve 2020/3211 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 22/06/2021 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/07/2021 tarihli ve KYB. 2021-84303 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 14/05/2015 tarihli ve 2015/2529 Esas, 2015/1534 Karar sayılı ilamında yer alan “…eylemin, şebeke suyunu kuyu tesisatına bağlayarak sayaç harici kullanım olması karşısında;….Su ve Kanalizasyon İdaresi Tarifeler Yönetmeliğinin 32/1-d maddesinde de tahakkuk ettirilen kaçak su bedeli nedeniyle abonenin öncelikle idareye başvurması gerektiğinin belirtilmesi dikkate alınarak, muterizin haksız eylem niteliğindeki kaçak su cezasına karşı öncelikle…Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüne başvurması, sonuç alamadığı takdirde hukuk mahkemeleri nezdinde dava yoluyla uyuşmazlığın çözümlenmesi yoluna gitmesi gerektiği, mevcut olayda ise Kabahatler Kanunu kapsamında verilebilecek idari para cezasının bulunmaması nedeniyle bu Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, dosya kapsamına göre, somut olaydaki gibi açılacak davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı verilmesi yerine işin esasına girilerek karar verilmesi sebebiyle, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma konusu yapılan eylemin, sayaç harici hattan su kullanımı olması karşısında; abonelik esasına göre yararlanılabilen suyun sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 163. madde 3. fıkrasında yazılı suçu oluşturacağı, zararın giderilmesinin de aynı Kanunun 168. madde 5. fıkrası uyarınca etkin pişmanlık olarak değerlendirilebileceği, 5393 sayılı Belediyeler Kanunu’nun 15/1-d maddesinde vergi, resim ve harç dışındaki özel hukuk hükümlerine göre tahsili gereken doğal gaz, su, atık su ve hizmet karşılığı alacakların tahsilini yapmak veya yaptırmak yetkisinin belediyelere verildiği, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun ücrete tabi işler başlıklı 97. maddesinde “Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet (…) için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye’ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.” hükmünün yer aldığı, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (MESKİ) Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliğinin 40/2 maddesinde de tahakkuk ettirilen kaçak su bedeli nedeniyle abonenin öncelikle İdareye başvurması gerektiğinin belirtilmesi dikkate alınarak, muterizin haksız eylem niteliğindeki
kaçak su cezasına karşı öncelikle idareye başvurması, sonuç alamadığı takdirde tüzel kişi olan muterizin adli yargıda hukuk mahkemeleri nezdinde dava yoluyla uyuşmazlığın çözümlenmesi yoluna gitmesi gerektiği, mevcut olayda ise Kabahatler Kanunu kapsamında verilebilecek idari para cezasının bulunmaması nedeniyle bu kanun hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşıldığından
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden TARSUS 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin 24/11/2020 tarihli ve 2020/3211 değişik iş sayılı kararının CMK’nin 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 02.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.