YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30771
KARAR NO : 2021/26797
KARAR TARİHİ : 09.11.2021
K A R A R
Tehdit suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/03/2021 tarihli ve 2020/880 esas, 2021/183 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18/06/2021 gün ve 2021/58114 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında;
“Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/12/2017 tarihli ve 2017/19084 esas, 2017/28185 karar sayılı ilâmında; “…uzlaştırmaya tabi olan bir suçla uzlaştırmaya tabi olmayan bir suçun yargılaması devam ederken, hakimin uzlaştırmaya tabi olacağını öngördüğü suçla ilgili olarak dosyayı soruşturma bürosuna göndermesi veya bu düşünceyle tefrik kararı vermesi durumunda uzlaştırma kapsamında olmayan suç açısından ihsası reyde bulunduğundan bahsedilemeyecektir.Yapılan yargılama neticesinde ise, sanığın kamu görevlisine hakaret suçundan beraatine hükmolunup, mercii kararından ve kanun yararına bozma talebinden önce kesinleşmesi nedeniyle bu suçun işlendiğinden bahsedilemeyeceği için, sair tehdit suçu yönünden de uzlaştırmaya engel olan CMK’nın 253/3. maddesinin uygulanma olanağı kalmayacak ve bu suç yönünden CMK’nın 254. maddesi gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerekecektir…” şeklinde yer alan açıklamalar kapsamında, hüküm kurulurken uzlaştırma hükümlerine tabi olmayan suçtan beraat kararı verilmesi halinde, uzlaştırma kapsamında bulunan suç yönünden dosyanın soruşturma bürosuna gönderilebileceği, bu durumun ise ihsası rey olarak nitelendirilmeyeceği;
Somut olayda, sanık hakkında tehdit, eşe karşı kasten yaralama ve hakaret suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın eşe karşı kasten yaralama ve hakaret suçlarından beraatine, tehdit suçundan ise mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmış ise de, sanık hakkında eşe karşı kasten yaralama ve hakaret suçlarından beraat kararı verilmesi sebebiyle, tehdit suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ‘uzlaşma’ başlıklı 253/3. maddesinde yer alan “…. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile de tehdit suçu yönünden 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre aynı Kanun’un 254. maddesi uyarınca uzlaştırma işlemlerinin yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. ve devamı maddelerinde düzenlenen uzlaştırma müessesesinde 24/11/2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Yasa ile köklü değişiklikler yapılmıştır. 6763 sayılı Kanun 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.
6763 Sayılı Kanun ile değişiklik öncesi şikayete bağlı suçlar ile şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç olmak üzere TCK’nın 86.maddesi), taksirle yaralama (TCK’nın 89. maddesi), konut dokunulmazlığının ihlali (TCK’nın 116. maddesi), çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (TCK’nın 234. maddesi), ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (TCK’nın 234. maddesi, dördüncü madde hariç) ve özel kanunlarda uzlaşmaya tabi olduğu belirtilen suçlar uzlaşmaya tabi suçlar idi. Bu genel kuralın istisnası olarak da soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa da etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar uzlaşma kapsamında değildi. Ana kuralın bir diğer önemli istisnası da uzlaştırma kapsamına giren bir suçun uzlaşma kapsamına girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi durumu idi ki, bu durumda da uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağı yaptırım altına alınmıştır.
Ayrıca CMK’nın 254. maddesinde de: “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253. maddede belirtilen esas ve usule göre, mahkeme tarafından yapılır.” hükmü düzenlenmiştir.
Bu madde de, 6763 sayılı Kanun ile: “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253. maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda;tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunmayan eşe karşı kasten yaralama suçu ile birlikte işlendiği iddia edildiğinden, CMK 253/3. maddesine göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak yapılan yargılama neticesinde sanığın eşe karşı kasten yaralama suçundan beraat etmesi karşısında, tehdit suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinde öngörülen yönteme uygun biçimde uzlaştırma işlemi yapılmadan sanık … hakkında tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/03/2021 tarihli ve 2020/880 esas, 2021/183 sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı Kanun maddesinin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 09/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.