YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13002
KARAR NO : 2021/10609
KARAR TARİHİ : 19.10.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, … İlçesi … (…) Mahallesi çalışma alanında bulunan 25359 ada 3 parsel sayılı 2028 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, “krokisinde A harfi 1017 metrekare kısmının 1995 yılından beri …, …, …, … ve … kullanımda olduğu, B harfi ile gösterilen 1011 metrekare kısmının kullanımsız olduğu, 25544 ada 1 parsel sayılı 13012 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz” krokisinde A harfi 1545 ve B harfi ile gösterilen 2178 metrekare kısımlarının 1995 yılından beri … , …, …, … ve … kullanımda olduğu, C harfi ile gösterilen 9289 metrekare kısmının kullanımsız olduğu”; 25546 ada 1 parsel sayılı 1601 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, “krokisinde A harfi 778 metrekare kısmının 1995 yılından beri …, …, …, … ve … kullanımda olduğu, B harfi ile gösterilen 137 ve C harfi ile gösterilen 686 metrekare kısmının kullanımsız olduğu, 25564 ada 1 parsel sayılı 5019 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kullanımsız olduğu ve taşınmazların tamamının 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı” hususları tutanakların beyanlar hanesinde belirtilmek suretiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı … ve arkadaşları 11.04.2014 tarihli dava dilekçeleri ile;… İlçesi … (…) Mahallesi çalışma alanında bulunan 25539 ada 3, 25544 ada 1, 25546 ada 1 ve 25564 ada 1 parsel sayılı taşınmazların Mustafa Keser mirasçıları olarak kendilerinin zilyetliğinde olmasına rağmen taşınmazların bir kısmı için kullanım şerhi verilmediğini, oysa taşınmazların tamamının kendilerinin kullanımında olduğunu belirterek, 31.12.2011 tarihinden daha önceki zamandan beri kullanıcı olduklarının tespiti ile bu hususun tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ve kısmen görev nedeniyle reddine, 25544 ada 1 parsel sayılı taşınmazın C bölümü hakkında tespitinin iptaline ve 9.289 m2’lik bu kısmın, … mirasçılarının ve payları oranında kullanımlarında olduğunun tespitine, parselin kalan kısımları hakkında beyanlar hanesinde yazılı tüm şerh ve tespitlerin aynen korunmasına; 25564 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, aynı rapor ve krokide A1 ile gösterilen 882.20 m2 lik bölümü hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitinin iptaline ve bu kısmın, … ‘ in mirasçılarının payları oranında kullanımlarında olduğunun tespitine, parselin kalan kısmı hakkında beyanlar hanesinde yazılı tüm şerh ve tespitlerin aynen korunmasına; 25539 ada 2 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ve fen bilirkişisinin 18.05.2015 tarihli rapor ve krokisinde 2A ile gösterilen 1311.86 m2 lik yer, 25539 ada 4 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ve fen bilirkişisinin 18.05.2015 tarihli rapor ve krokisinde 4A ile gösterilen 1388.90 m2 lik yer, 25539 ada 5 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ve fen bilirkişisinin 18.05.2015 tarihli rapor ve krokisinde 5A ile gösterilen 87.08 m2 lik yer, 25539 ada 1 ve 3 nolu parsel ile 28194 ada 1 nolu parsel arasında kalan ve aynı rapor ve krokide Yol olarak gösterilen 38.72 m2 lik yer, 25564 ada 1 nolu parsel ile 25563 ada 1 nolu parsel arasında kalan ve Yol1 ile gösterilen 117.48 m2 lik yer ile Yol ile gösterilen 271.63 m2 lik yer ve ayrıca 25564 ada 1 nolu parsel ile 25560 ada 1 nolu parsel arasında kalan ve Park (A) ile gösterilen 1310.72 m2 lik yer hakkındaki davanın Mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine; 25539 ada 3 parsel ve 25546 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitlerinin olağan usüle göre kesinleştirilmesi için tutanak asıllarının … Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir
1. Davada taraf sıfatı bulunmayan … tarafından hükümden sonra dosyaya sunulan dilekçe ile davaya müdahil olarak kabulleri ile hükmün bozulması talep edilmişse de; 6100 sayılı HMK’nin 65. maddesi uyarınca “hüküm verilinceye kadar” davaya müdahil olarak katılmanın mümkün olduğu, aynı Kanun’un 357/1. maddesinde ise; “Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz” düzenlemesinin yer aldığı, üçüncü kişinin sözkonusu dilekçeyi, dosya temyiz aşamasında iken gönderdiği bu sebeple müdahale talebinin bu aşamada dinlenemeyeceği, hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin ise yalnızca davanın taraflarına ait olduğu, üçüncü kişi konumunda bulunan …’ın davanın tarafı olmadığından hükme temyiz hakkı bulunmadığı gözetilerek, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacılar vekilinin temyiz itirazları bakımından; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu yapıldığı halde kullanım kadastrosuna konu olmayan taşınmazlar bakımından görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle üçüncü kişi …’ın temyiz dilekçesinin REDDİNE, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının ise (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddi ile usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 30,10 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 19.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.