Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2019/13585 E. 2021/6260 K. 27.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/13585
KARAR NO : 2021/6260
KARAR TARİHİ : 27.05.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-f, 52, 158/1-f-son, 62, 53/1-2-3. maddeleri mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunması karşısında, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 311. maddesi hükmüne göre, inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğundan; hukuki dayanaktan yoksun olarak verilen temyiz talebin reddine ilişkin 23/10/2015 tarihli ek karar kaldırılarak ve sanığın yokluğunda verilen hükmün, sanığın sorgusunda bildirdiği adrese Tebligat Kanunu’nun 10/1.maddesine göre tebliğe çıkarılıp, iade edilmesi durumunda sanığın MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan sanığın adres kayıt sistemindeki adresine MERNİS şerhli olarak Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın 19/10/2015 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Katılanın internet üzerinden Samsung Galaxy S4 marka cep telefonu satış ilanını gördüğü, 179,00 TL olarak fiyatı belirlenen cep telefonuna ilişkin başvuru formunu doldurarak sanık adına olan posta çeki hesabına cep telefonu ücretini gönderdiği, daha sonra kendisine gelen PTT kargosunu açtığında içerisinde talep ettiği cep telefonu yerine çok değersiz bir kol saatinin bulunduğunu gördüğü, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddia olunan somut olayda;
Sanık savunması, katılan beyanı, PTT makbuzu ile tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş ve sanık hakkında düzenlenen iddianamede TCK’nın 158/1-f maddesi gereğince cezalandırılmasının talep edilmiş olması karşısında, TCK’nın 158/1-f-son maddesinden ek savunma hakkı tanınması zorunlu olmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken doğrudan adli para cezası olarak belirlenmesi, sonuç cezanın doğru hesaplanması karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 27/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.