YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/373
KARAR NO : 2021/1365
KARAR TARİHİ : 30.09.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 29.01.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.01.2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne Karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, terekenin borca batık olduğunun tespiti hukuksal nedenine dayalı olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 605/2 maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi …’ın 10.02.2010 tarihinde vefat ettiğini, murisin … Turizm ve Lokantacılık Ltd. Şti.’ye ait borçlarının bulunduğunu, murisin başka mal varlığı ile geliri olmadığından ve borçları da tam olarak bilinmediğinden terekenin borca batık olması sebebiyle mirasın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 12.12.2017 tarih; 2016/6524 Esas ve 2017/9328 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda, “Verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığından ve dava teknik bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden ispat edilemeyen davanın reddine” karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Ölüm tarihinde murisin ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Bu maddeye dayanan talepler süreye tabi olmayıp, mirasçıların iyiniyetli ya da kötü niyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması; terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir. Ancak, tereke borca batık olmasına rağmen Türk Medeni Kanununun 610/2 maddesinde açıklandığı şekilde tereke işlemlerine karışan, tereke mallarını gizleyen veya kendine maleden mirasçı, mirası reddedemez.
Somut olaya gelince; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 12.12.2017 tarih; 2016/6524 Esas ve 2017/9328 Karar sayılı ilamında belirtilen terekenin borca batık olup olmadığı hususunun araştırılması ile ilgili olarak “…murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak, bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler, tapu müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekir. Yapılan incelemelerde ölüm tarihi Esas alınarak muris adına kayıtlı araç bulunup bulunmadığının ilgili İlçe Emniyet Müdürlüğünden sorulmadan, yine ölüm tarihi itibariyle murise ait banka hesabı bulunup bulunmadığı araştırılmadan, murisin ortağı ve şirket müdürü olduğu Ercan Turizm ve Lokantacılık Ltd. Şti’nin akıbeti ve şirket işlemlerinden dolayı davacıların mirası kabul anlamına gelebilecek davranışlarda bulunup bulunmadığı araştırılmadan hüküm kurulduğu görülmüştür…” şeklinde mahkemece yapılması gereken işlemler sıralanmasına rağmen bunların yerine getirilmediği, bunun yerine 19.06.2018 tarihli oturumun 3. ara Kararında, “dosyanın resen seçilecek bir hesap bilirkişisine verilerek … Turizm Lokantacılık Ltd. Şti.’nin defter kayıtlarının incelenmesine mirasçıların şirketle ilgili bir işlem yapılıp yapılmadığının tespitine ilişkin rapor hazırlanmasının istenilmesine bilirkişi ücreti olarak 500 TL’nin 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılmasına aksi halde dosyanın mevcut hali ile değerlendirileceğinin bildirilmesine” yönelik ara Karar sonucu 17.01.2019 tarihli son oturumda, “ verilen kesin süre içinde bilirkişi ücreti yatırılmadığından ve dava teknik bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden ispat edilemeyen davanın reddine” karar verilmiş olup 19.06.2018 tarihli ara karar usulüne uygun değildir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamında belirtilen yukarıdaki hususlar tek tek tespit edilmediğinden dosyadaki mevcut bilgilerle karar verilmesi eksik araştırmaya dayalı olmakla birlikte Ercan Turizm Lokantacılık Ltd. Şti.’nin tüm ticari defter ve kayıtlarının incelenerek murisin varsa hissesi ile hissesine düşen aktif ve pasifin belirlenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte 4721 sayılı TMK’nın 610. maddesine dayalı olarak şirket hisselerinin veya malvarlığının mirasçılar tarafından tasarruf edilip edilmediğinin belirlenmesi amacıyla alanında uzman bilirkişiler tarafından bilirkişi incelemesinin yapılması gerekirken eksik inceleme sonucu verilen karar doğru görülmemiştir.
O halde tüm bu eksiklikler giderildikten sonra usulüne uygun olarak bilirkişi incelemesi yapılması sonrasında bir ara karar verilmesi gerekli olup duruma göre olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesis edilmesi yoluna gidilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.09.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.