Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/5989 E. 2021/10829 K. 02.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5989
KARAR NO : 2021/10829
KARAR TARİHİ : 02.11.2021

MAHKEMESİ : İzmir Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında İzmir Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, … İli … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 12104 ada 11 parsel sayılı taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Tahtalı Barajı’nın uzun mesafeli koruma alanında kaldığı, 1983 yılından bu yana … oğlu … kullanımında olduğu ve üzerindeki bir katlı kargir binanın 1983 yılında bu şahıs tarafından yapıldığı şerhi yazılarak, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı … vekili, taşınmazın tapusuz yerlerden olması nedeniyle 14.08.2007 tarihli enkaz devir sözleşmesi ile taşınmazı satın aldığını, satın alma tarihinden itibaren o tarihte sağ olan eşi … ile bu evde yaşamaya başladıklarını, satın almadan sonra zilyetliğin müvekkiline teslim edildiğini, taşınmazın emlak vergilerinin o tarihten itibaren müvekkili tarafından yatırıldığını, satış işleminden sonra taşınmazın muris …’ a, müvekkili tarafından satıldığına veya devredildiğine ilişkin herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığını, enkaz devir sözleşmesinin geçerli bir sözleşme olduğunu, tapusuz taşınmazların devrine ilişkin sözleşmelerde muvazaa iddiasının dinlenemeyeceğini, taşınmazın kullanıcısının hiçbir zaman … olmadığını ileri sürerek, davacı adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; keşifte alınan beyanlardan davaya konu yeri 2007 yılında muris …’un, … isimli şahıstan satın aldığının ve parasını da kendisinin ödediğinin anlaşıldığı, davacının, muris …’un ikinci eşi olup enkaz devir sözleşmesinin de onun adına yapıldığı, muris …’ un ölünceye kadar taşınmazı davacı eşi ile birlikte kullandığı, murisin taşınmazı önceleri davacı adına yazdırmayı düşündüğünün, sonrasında ise bundan vazgeçtiğinin anlaşıldığı, bu durumda her ne kadar enkaz devir sözleşmesinde davacının ismi yazılmış ise de taşınmazın gerçek sahibinin muris … olduğu, muris tarafından davacı eşine hukuken geçerli bir satış ya da bağış sözleşmesinin yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 23,40 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 02.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.