Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2020/4156 E. 2021/12630 K. 04.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4156
KARAR NO : 2021/12630
KARAR TARİHİ : 04.11.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Hukuk Dairesince HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair hükmün duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04/11/2021 günü taraf vekillerinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, sözlü açıklamaları da dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, dvacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince verilen hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan gerekçelerle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/407 Esas – 2019/554 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
1-)Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu … İli, Merkez İlçesi, … Mahallesi 461 ada 4 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan … Köyü 25 parsel sayılı taşınmaz hakkında, üzerinden geçen 154 kV …-… enerji nakil hattı sebebiyle irtifak kamulaştırmasının yapıldığı; … Genel Müdürlüğü tarafından 6830 sayılı İstimlak Kanununun 17. maddesi uyarınca irtifak hakkının idare adına tescili istemi ile açılan … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/42 Esas sayılı dava dosyasında … Köyü 25 parsel sayılı taşınmazın 7.936 m²’lik kısmında … lehine irtifak hakkı tesisi ile bu hakkın tapuya tesciline karar verildiği, bunun üzerine irtifak hakkı şerhinin 15.12.1971 tarihinde kök parsele ait tapuya işlendiği, sonrasında taşınmazın ifraz edildiği ve mahalle ayrımı ile dava konusu … Mahallesi 461 ada 4 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince, davacı …’nın dava konusu 461 ada 4 parsel sayılı taşınmazı 23.05.2016 tarihinde satış yolu ile edindiği, davanın 04.02.2019 tarihinde açıldığı, davacının taşınmazı tapu kaydındaki şerhi görerek satın aldığı halde satın aldığı tarihten itibaren Kamulaştırma Kanununun 14. maddesi gereğince 30 gün içerisinde kamulaştırma bedeline karşı bedel artırım davası açmadığından, kamulaştırma işleminin ve bedelinin kesinleştiği gerekçesiyle hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 25.maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi açısından usulüne uygun olarak yapılan tebligatla başlar. Aynı yasanın 13. maddesi gereğince mal sahibine noter aracılığı ile tebligat yapılması zorunludur.
Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın kök parseli olan 25 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin noter tebligatlarının o dönemdeki ½ paylı maliki… ile ½ paylı malik … adına çıkartıldığı, … adına çıkartılan … 14. Noterliğinin 17.03.1970 gün ve 8917 yevmiye numaralı tebligatın 24.03.1970 tarihinde “birlikte mukim kardeşi Şükrü’ye” tebliğ edilmiş ise de, …’nun 24.08.1965 tarihinde öldüğü, ölü kişi adına çıkartılan tebligatın usulsüz olduğu, mirasçılarına da kamulaştırma evraklarının tebliğe çıkartılmadığı, … adına çıkartılan … 14. Noterliğinin 17.03.1970 gün ve 8916 yevmiye numaralı tebligatın 30.03.1970 tarihinde “bizzat kendisine parmak izine” şerhi ile tebliğ edildiği, tebligat işleminin köy muhtarı huzurunda “Şahit Muhtar Hasan Gökçe” imzası alınarak gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
Usulüne uygun kamulaştırma tebligatı yapılmamış kişi açısından kamulaştırma işlemi başlamayacağı gibi, tapuda ferağ verilmediği ve kamulaştırma bedelinin ödendiğine dair herhangi bir belge de ibraz edilemediğinden kesinleşmiş bir kamulaştırma işleminin varlığından söz edilemeyeceği gibi, Kamulaştırma Kanununun 17. maddesine istinaden daha önce tescil kararı verilmesi de dava açılmasına engel teşkil etmez.
Bu durumda; mahkemece, davacının dava konusu taşınmazı ediniminin dayanağına ilişkin resmi akit tablosu (satış, trampa vs.) tüm belgeler getirtilerek, davacının dava konusu 461 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki mülkiyet hakkı bakımından, taşınmazın geldisi olan … Köyü 25 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma tarihindeki malik tespit edilmek suretiyle, hakkın kaynağının …’ndan gelen ½ pay olduğunun belirlenmesi halinde, bu kişi yönünden usulüne uygun bir kamulaştırma tebligatının mevcut olduğu dikkate alınarak davanın reddine hükmedilmesi, hakkın kaynağının…’dan gelen ½ pay olduğunun belirlenmesi halinde ise, bu kişi yönünden usulüne uygun bir kamulaştırma tebligatı bulunmadığı dikkate alınarak davanın esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
Doğru olmadığı gibi;
2-)21/12/2019 tarihinde kabul edilerek 24/12/2019 gün 30988 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanunun 6. ve 7. maddesi ve 09/06/2021 tarihinde kabul edilerek 19/06/2021 gün 31516 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanunun 20. ve 27. maddeleri ile 2942 sayılı Yasaya eklenen ek-3, geçici 15. ve 17. maddeleri ile;
“Mülga 31/8/1956 tarihli ve 6830 sayılı İstimlâk Kanununun 16 ncı ve 17 nci maddeleri ile bu Kanunun mülga 16 ncı ve 17 nci maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılan ancak hak sahiplerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedelleri nedeniyle idareler aleyhine açılacak her türlü davada değer; taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih, değerleme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) tablosundaki aylık değişim oranları esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan bedel hak sahibine ödenir. (Ek cümle:9/6/2021- 7327/20 md.) Bu hüküm, tebliği dâhil eksik veya hatalı kamulaştırma işlemleri bulunmasına rağmen idare adına tescil edilmiş olan taşınmazlar hakkında da uygulanır.”
Geçici 15. maddesi ile “Mülga 6830 sayılı Kanunun 16’ncı ve 17’nci maddeleri ile bu Kanunun mülga 16’ncı ve 17’nci maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılan ancak hak sahiplerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedelleri nedeniyle idareler aleyhine açılmış ve devam eden davalar, ek 3’üncü madde hükmü uygulanarak sonuçlandırılır.”
Geçici 17. maddesi ile “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla bu Kanunun ek 3’üncü maddesine eklenen cümle, bu cümleyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kanun yolu incelemesindekiler dâhil görülmekte olan davalarda da uygulanır ” hükmü getirilmiştir.
Bu durumda dava konusu hakkın…’ndan geldiğinin tespiti halinde yukarıda açıklanan hususta rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, bozmanın niteliğine göre sair yönler incelenmeksizin … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/407 Esas – 2019/554 Karar sayılı hükmünün HMK’nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’ne GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davacı yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 3.050,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 04/11/2021 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Dava, kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı davalı idare vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nce esastan reddi kararının Dairenin çoğunluk görüşü doğrultusunda 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Ek-Madde 3 gereğinin yerine getirilmesi yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de, bu görüşe katılmamaktayım.Şöyle ki;
Dairenin yerleşmiş uygulamalarına göre 6450 Sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu’na göre yapılan kamulaştırmalarda malikin kamulaştırma tebliğinden veya ferağdan itibaren 30 günlük süre içerisinde bedele karşı dava açabilmesi mümkün iken (AYM’nin E. 2002/112, K. 2003/3-KT 10/04-2003) (AYM 2019/3667 E. 10.06.2015 tarihli kararlarında) kesinleşmiş kamulaştırma işleminde hak düşürücü sürelerin geçmesiyle malikin her türlü dava açma hakkının engellenmesi ve taşınmazın hiçbir karşılık ödenmeden idareye geçmesi mülkiyeti hakkının sınırlarını aşan, hakkın özünü zedeleyen ve Anayasanın 35. maddesinin ihlali niteliğinde bir durum olduğunun kabulü ile bankaya bloke edilen ihtilafsız kamulaştırma bedelinin ödenmesi yönünden açılan davalarda da kamulaştırmasız el atma olgusunun kabul edildiği gözetildiğinde 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 gün 30988 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6. ve 7. maddesi ve 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 gün 31516 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanunun 20. ve 27. maddeleri ile 2942 sayılı Yasaya eklenen Ek-3 ve Geçici 15. maddeleri ile getirilen düzenlemenin;
Mülga 31.08.1956 tarihli 6830 sayılı İstimlâk Kanununun 16. ve 17. maddeleri ile 2942 sayılı Kanun’un Mülga 16. ve 17. maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların, eski malikleri tarafından; idareler aleyhine kamu bankalarına bloke edilen ancak kendilerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedellerinin ödenmesi talebi ile açacakları davalarda uygulanması gereken hesaplama yöntemine ilişkin olduğunu kabulü gerekir.
Aynı maddenin sonuna 09.06.2021 tarih ve 7327 sayılı Yasanın 20. maddesi ile getirilen ek cümle de “Bu hüküm” sözcükleri ile başlamakta olup ilk fıkrasına atıfta bulunarak kamu bankalarına bloke edilen ancak malike ödenmeyen ihtilafsız kamulaştırma bedeline ilişkin olduğu açıktır.
Bu durumda sözü edilen ek maddenin 16. ve 17. maddelere istinaden tescil edilen taşınmazlara ait ihtilafsız kamulaştırma bedeline ilişkin olduğunda şüphe yoktur. Bundan ayrı malike yapılan tebliğatın usulsüz olması gibi malikten kaynaklanmayan ve malike kusur izafe edilmesi de mümkün olmayan sebeplerle malikin kamulaştırma işlemlerinden haberdar olmaması mümkündür. (Eldeki davada olduğu gibi). Usulsüz tebligatlar geçerli kabul edilerek Kamulaştırma Kanunu’nun 16. ve 17. maddeleri uyarınca taşınmazın idare adına tescil edilmesi yolsuz tescil niteliğindedir ve malik her her zaman tapu kaydının iptali ile adına tescil isteme hakkına sahiptir. Tescil sağladıktan sonra kamulaştırmasız el atma davası açtığında yukarıda sözü edilen ek maddenin uygulanması da söz konusu olmayacaktır.
O halde idare adına Kamulaştırma Kanunu’nun 16. ve 17. maddeleri uyarınca tescil edilen taşınmazlarla ilgili olarak açılan ve ihtilafsız kamulaştırma bedelinin tahsiline ilişkin olmayan bu davada hakkın kaynağının…’ndan gelen pay yönünden 2942 sayılı Yasaya eklenen ek 3, geçici 15. ve 17. maddelerin uygulanması yönündeki 2 nolu bendindeki kararın bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.