YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3545
KARAR NO : 2021/26383
KARAR TARİHİ : 04.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ile gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklar … ve … hakkında tehdit ve hakaret eylemlerinden verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılan … vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma eyleminden verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde ise; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a)Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda sanığın eyleminin eline taş alarak katılanlar … ve …’nun yaşadığı evin kapısına atmak biçiminde kabul edilmesi karşısında, sanığın ne şekilde “sırf huzur ve sükunu bozma” özel kastıyla hareket ettiğinin ve suçun unsurlarının ne şekilde oluştuğunun Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde tartışılması gerektiği gözetilmeyerek yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
b) Kabule göre de; sanığın eylemi her iki katılana yönelik gerçekleştirdiği kabul edilmesine karşın, katılanlar … ve …’nun baba oğul oldukları ve aynı evde yaşadıkları şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
c)17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.