YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30780
KARAR NO : 2021/26804
KARAR TARİHİ : 09.11.2021
K A R A R
Tehdit suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 29/09/2020 tarihli ve 2019/26408 soruşturma, 2020/9296 esas, 2020/6761 sayılı iddianamenin iadesine dair Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/10/2020 tarihli ve 2020/115 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/10/2020 tarihli ve 2020/1265 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18/06/2021 gün ve 2021/64063 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında;
“Şüpheli hakkında düzenlenen iddianamenin, mağdurun beyanının alınmamış olması, iddianamede kimlik ve adres bilgilerinin gösterilmemiş olması nedenleriyle iadesine karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan Kanun’un 174/2. maddesinde suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceğinin düzenlendiği, yine söz konusu Kanun’un 170/2.maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, somut olayda her ne kadar mağdura ulaşılamamış, mağdur tespit edilememiş ise de, şüphelinin mağdurun bulunduğu evin duvarına doğru silahla ateş ettiğinin iddia edildiği olayda, tanık beyanları, olay yeri inceleme ve uzmanlık raporlarından anlaşıldığı üzere şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair kamu davasının açılmasına yeter şüphenin bulunduğu cihetle, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174. maddesi;
“(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170. maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) Suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) Ön ödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.
(4) Cumhuriyet Savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.
(5) İade kararına karşı Cumhuriyet Savcısı itiraz edebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un 170/3. maddesinde; “Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;
a) Şüphelinin kimliği,
b) Müdafii,
c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanuni temsilcisi,
e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği,
f) Şikayette bulunan kişinin kimliği,
g) Şikayetin yapıldığı tarih,
h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
j) Suçun delilleri,
k) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı, tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri, gösterilir.” hükümleri yer almaktadır.
CMK’nın 174. maddesinde iddianamenin iadesi müessesi düzenlenmiştir. Bu kurumla, kamu davasının açılmasından evvel kanuni şartları taşımayan, yeterli bilgileri içermeyen ve hatalı düzenlenen iddianamelerin bir nevi süzgeçten geçirilip filtrelenerek yargının faaliyetinin hızlandırılması, makul sürede yargılamanın gerçekleştirilmesi, gereksiz davaların önüne geçilmesi, lekelenmeme hakkının korunması amaçlanmaktadır.
CMK’nın 174. maddesinde iddianamenin iadesi sebepleri sınırlı sayıda gösterilmiştir. Bu sebepler dışında iddianamenin iade edilmesi ceza adalet sistemimizde kabul edilmemiştir.
İnceleme konusu somut olayda; şüpheli … hakkında silahla tehdit suçu için yürütülen soruşturma sonucunda, iddianame düzenlendiği, mahkemenin ” sanığın silahla tehdit ettiği iddia olunan kişinin açık kimlik ve açık adres bilgisi bulunmadan, beyanı alınmadan eksik soruşturma yapıldığı, soruşturma tamamlanmadan iddianame düzenlendiği anlaşıldığından ” şeklinde gerekçesiyle düzenlenen iddianamenin iadesine karar verdiği, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianamenin iadesine ilişkin karara süresi içerisinde itiraz edildiği, itirazın Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce reddedildiği görülmüştür.
CMK’nın 174. maddesinde iddianamenin iadesi hükümleri düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 174/1-a maddesinde “170. maddeye aykırı olarak düzenlenen iddianamenin iadesine karar verilir” ve aynı Kanunun 170/3-c maddesinde ise “Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği gösterilir” biçimindeki düzenlemeler karşısında, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 29/09/2020 tarihli ve 2019/26408 soruşturma, 2020/9296 esas, 2020/6761 sayılı iddianamenin iadesine ilişkin Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/10/2020 tarihli ve 2020/115 iddianame değerlendirme sayılı kararında ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/10/2020 tarihli ve 2020/1265 Değişik İş sayılı kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK’nın 309. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 09/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.