YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8228
KARAR NO : 2021/12887
KARAR TARİHİ : 10.11.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi gereğince tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi’nin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı ile birlikte … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/214 E. – 2017/77 K. sayılı kararının Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi gereğince tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından; dava konusu … ili, … İlçesi, … köyü 3349 parsel sayılı taşınmazın yörede 1999 yılında yapılan kadastro çalışmalarında 11/10/1944 tarih 41 sıra nolu tapu kaydına dayanarak davacı adına tesbit görmüş iken, Hazine tarafından … Kadastro Mahkemesinde açılan dava neticesinde Kadastro Mahkemesinin 17/07/2006 gün 2005/8-2006/16 sayılı kararı ile taşınmazın kadastro tesbitinin iptali ile Orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 07.09.2007 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 30.06.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere kararın dayandığı gerekçeye göre; dava konusu taşınmaz her ne kadar kadastro tespiti sırasında davacı adına tespit edilmiş ise de Hazinenin açtığı kadastro tespitine itiraz davası ile davacı adına tapu kaydı oluşmadan kadastro mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile davacı adına yapılan kadastro tespitinin iptaline karar verildiği gibi ayrıca tazminat isteğine dayanak yapılan parselin tutanağında kadastro tespitine esas alınan Ekim 1944 tarih 41 sıra numaralı tapu kaydının malikinin ise “… Vakıflar Baş Müdürlüğü” olduğunun belirtildiği gözetildiğinde, tazminat isteğine dayanak yapılan taşınmaz yönünden davacı adına oluşmuş bir tapu kaydı veya tapu sicili bulunmadığı anlaşılmakla tapu sicilinin tutulmasından doğan veya kaynaklanan bir zararı da sözkonusu olamayacağından ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK’nın 370. maddesi gereğince ONANMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 10/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.