YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3180
KARAR NO : 2021/12633
KARAR TARİHİ : 04.11.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, davacı idare vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Hukuk Dairesince HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin bedele yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmak suretiyle yeniden hüküm kurulmasına dair hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalı vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 04/11/2021 günü temyiz eden taraf vekillerinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, sözlü açıklamaları da dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun davacı idare yönünden esastan reddine, davalı yönünden kabulü ile yeniden esas hakkında karar verilmesine ilişkin … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince verilen hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; arazi niteliğindeki … İli, … İlçesi, … Köyü 164 ada 19 parsel sayılı taşınmazın zemininin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-f maddesi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tespit edilmesine, üzerinde bulunan yapılara ise aynı Kanunun 11/1-h maddesi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesine ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesine ilişkin ilk derece mahkemesinden verilen karara karşı taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun davacı idare yönünden esastan reddine, davalı yönünden kabulü ile değerlendirme tarihine ait resmi veriler doğrultusunda hesaplama yapan bilirkişi ek raporu esas alınmak suretiyle kamulaştırma bedeli yönünden hükmün düzeltilerek 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-3 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Şöyle ki;
1-)Bilirkişi raporunda açıklanan özelliklerine göre dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı ahır ve samanlık Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca her yıl yayımlanan yapı yaklaşık birim maliyetleri hakkındaki tebliğe göre, 1/B sıfında yapı olarak kabulü ile değerinin belirlenmesi gerekirken, bu hususta itirazı da bulunduğu dikkate alınmaksızın, ahırın 1/A sınıfında kabul edilerek, eksik yapı bedeli tespit edilmesi,
Doğru olmadığı gibi;
2-) Anayasa Mahkemesi’nin 27/11/2020 gün 31317 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 16/07/2020 tarih 2018/104 Esas 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanunla Değişik Kamulaştırma Kanunu’nun 10/8. fıkrasının dördüncü cümlesinin; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak hüküm kurulması gerektiğinden,
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HMK’nın 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.050,00-TL vekalet ücretinin davacı idareden alınarak davalıya, 3.050,00-TL vekalet ücretinin de davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine, 04/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.