YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11670
KARAR NO : 2021/10964
KARAR TARİHİ : 04.11.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davacı … ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan)16.Hukuk Dairesinin 30.09.2020 tarihli ve 2016/13180 Esas, 2020/3580 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı … ve davalı … tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi …/… Mahallesi çalışma alanında bulunan 198 ada 31 parsel sayılı 9.159,39 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, ifraz ve taksim nedeniyle, davalıların murisi … adına tespit edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları, miras yoluyla gelen hakka dayanarak, çekişmeli taşınmazın 3/4 payının adlarına eşit hisselerle tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 198 ada 31 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacılar ve davalılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … ve davalı … tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.09.2020 tarihli ve 2016/13180 Esas, 2020/3580 Karar sayılı ilamıyla hüküm onanmış, onama ilamına karşı davacı … ve davalı … tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş, Mahkemece 18.12.2020 tarihli ek karar ile HMK’nin 344. maddesi gereğince davacı …’in karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmiş, ek karar süresi içinde davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1.Yargıtay kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunulduğuna göre, talebin süresinde olup olmadığını denetleme ve süresinde değilse bu hususta karar verme yetkisi, karar düzeltme talebini inceleyecek Yargıtayın ilgili Dairesine aittir. Yerel Mahkemenin bu konuda karar verme yetkisi bulunmamaktadır. 1086 sayılı HUMK’un 432. maddesinin 4. fıkrasında Yerel Mahkeme hakimine tanınan yetki, “temyiz talebinin kanuni süresinde bulunmaması” ve “kararın temyizi kabil olmaması” hâllerine münhasır olup, karar düzeltme talebi bu hükmün dışındadır. Karar düzeltme isteminin reddine karar vermek yerel mahkemenin yetkisinde bulunmadığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin süre yönünden reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, karar düzeltme isteminin incelenmesine geçildi.
1086 sayılı HUMK’un 440. maddesi uyarınca Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme süresi onbeş gün olup onama ilamı davacıya 11.11.2020 tarihinde tebliğ edilmiş, karar düzeltme dilekçesi ise 15 günlük karar düzeltme süresi geçirildikten sonra 08.12.2020 tarihinde verildiği, dilekçe içeriğinden ve ekinde bulunan sağlık raporundan kendisinin Covit-19 testinin pozitif çıkması nedeniyle 23.10.2020-17.11.2020 tarihleri arasında raporlu ve izinli olduğu anlaşılmakta ise de 15 günlük karar düzeltme süresinin raporun bitiminden sonra 27.11.2020 tarihinde dolduğu, bu süre içinde karar düzeltme isteminde bulunmadığının anlaşılmasına ve bu nedenle HMK’nin 95 ve devamı maddelerinde öngörülen eski hale getirme şartlarının da yine süre yönüyle oluşmadığının anlaşılmasına göre, davacı …’in karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.1086 sayılı HUMK’un 440. maddesi uyarınca Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme süresi onbeş gün olup onama ilamı davalı …’e 01.12.2020 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmiş, karar düzeltme dilekçesi ise 15 günlük karar düzeltme süresi geçirildikten sonra 11.02.2021 tarihinde verilmiş olduğu, ayrıca; davacı …’in karar düzeltme talebinin reddine dair mahkemenin 18.12.2020 tarihli ek kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinin davalı …’e 30.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihe göre bir an için davalı tarafından verilen dilekçenin katılma yoluyla karar düzeltme talebi olduğu düşünülse dahi katılma yoluyla karar düzeltme hakkının, asıl karar düzeltme talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu, davacı …’in karar düzeltme dilekçesinin normal karar düzeltme süresi içerisinde olması ile sınırlandırıldığı düşünüldüğünde ve davacı tarafın temyiz istemi, yukarıda birinci bentte açıklandığı üzere süre yönüyle reddedildiğinden davalı …’in katılma yoluyla temyiz isteminin de süre yönüyle reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı …’in, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’in karar düzeltme dilekçelerinin süreden REDDİNE, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine 04.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.