Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/1844 E. 2021/9258 K. 04.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1844
KARAR NO : 2021/9258
KARAR TARİHİ : 04.10.2021

Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2019 tarih ve 2017/137 – 2019/82 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Resmi belgedesahtecilik
Hüküm : 1-Sanıklar hakkında TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi ile TCK’nın 53/1-2-3, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının düzeltikerek esastan reddi,
2-Sanık … hakkında TCK’nın 204/1,53/1-2-3 ve 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltikerek esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık … ile ilgili olarak Resmi evrakta sahtecilik suçu yönünden;
Sanık hakkında Resmi Belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararı CMK’nın 286/2-a maddesi gereğince kesin olup, temyizi kabil kararlardan olmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
Silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a-Sanık … ile ilgili olarak;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
b- Sanık … ile ilgili olarak;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
UYAP kayıtlarının tetkikinde sanığın iş bu temyize konu dosyanın suç tarihinden önceki döneme ilişkin 14.12.2015-12.02.2016 tarihleri arasında işlediği iddia olunan fiilleri nedeniyle Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/74 esas sayılı dosyasında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan TCK’nın 302. maddesi gereğince yargılandığı derdest dava dosyasının bulunduğunun anlaşılması karşısında; silahlı terör örgütüne üye olma suçu ile devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu arasındaki geçitli suç ilişkisi de gözetilip, anılan dosya getirtilip incelenerek, kesinleşmiş ise onaylı sureti dosya içerisine alınıp derdest ise iş bu dosya ile birleştirilerek tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmyen hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.