Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/28703 E. 2021/17497 K. 25.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28703
KARAR NO : 2021/17497
KARAR TARİHİ : 25.10.2021

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık, söz konusu meskende Suriyeli kişilerin oturduğunu kendileri adına abonelik olmadığından dolayı yardım amaçlı kendisi adına aboneliği gerçekleştirdiğini, evin asıl sahibinin adını bilmediğini,suç tarihinde kendi ikametinin … köyü olduğunu beyan etmesi karşısında;suç tarihi itibariyle evi kimin kullandığına dair bir araştırma yapılmadığı dikkate alınarak, öncelikle sanığın savunmasının doğruluğunu tespite yönelik kolluk marifeti ile gerekmesi halinde ev sahibi, kooperatif görevlilerinden de söz konusu tutanağın tutulduğu tarihte evde kimin oturduğu sorulup tespit edildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca müşteki kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında müşteki kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak; sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu 11/01/2016 tarihli dekonta göre karardan sonra ödemenin yapıldığı anlaşılmakla birlikte, öncelikle katılan kurumdan davaya konu tutanaklara ilişkin borcun ödenip ödenmediğinin sorulması, tüm borcun ödenmediğinin bildirilmesi halinde, sanık tarafından yapılan ödemenin tespit edilecek gerçek zararı karşılayıp karşılamadığının araştırılması, yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığının tespiti halinde ise kalan miktarı ödemesi için sanığa usulüne uygun bildirimde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.