Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2021/5050 E. 2021/7100 K. 11.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5050
KARAR NO : 2021/7100
KARAR TARİHİ : 11.10.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat talebi, aleyhine hükmedilen tazminatlar ve tedbir nafakası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların miktarı ve ziynet alacağı davasına yönelik istinaf talebinin incelenmemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararı tarafların vekillerine 22/08/2020 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı-karşı davacı kadın vekili 07/09/2020 UYAP havale tarihli dilekçesiyle, süresi içinde istinaf talebinde bulunmuştur. Tarafların istinaf kanun yolu başvurularının esastan reddine karar veren bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde; katılma yoluyla istinafa başvurduğunu belirten kadının istinafının erkeğin istinafına bağlı olduğundan ve bu itibarla kadının erkeğin davasının kabulü ve ziynet alacağı davasına ilişkin başvurularının incelenemeyeceğinden bahisle; kadının istinaf başvurularının incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir(HMK m.33). Her ne kadar, davalı-karşı davacı kadının istinaf başvuru dilekçesinde “Katılma yolu” ifadesi kullanılmışsa da, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının tebliğinden itibaren süresi içinde istinaf başvurusunda bulunan kadının talebinin katılma yolu ile istinaf başvurusu olarak nitelendirilerek bazı taleplerinin incelenmemesi doğru olmamıştır. Yine, kadının ziynetlere ilişkin kanun yolu başvurusunun incelenmemiş olması da açık olarak hukuka aykırı olduğundan, hükmün bu yönden de bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı kadının, erkeğin davasının kabulü ve ziynet alacağı davasına ilişkin istinaf taleplerinin incelenmemesi yerinde olmamış ve kararın münhasıran bu nedenle bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeplerle bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 11.10.2021 (Pzt.)