YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22217
KARAR NO : 2021/8528
KARAR TARİHİ : 20.10.2021
Sanık …’ün beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından bozma üzerine gerçekleştirilen yargılaması neticesinde Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.03.2016 gün ve 2015/84 Esas, 2016/92 Karar sayılı kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin sanık ile müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.12.2016 gün ve 2016/8648 Esas, 2016/8508 sayılı hükümlerin bozulması yönündeki kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2017 günlü 14-2016/204432 sayılı itiraznamesi ile itiraz edilmesi üzerine Dairemizin 04.05.2017 gün ve 2017/1377 Esas, 2017/2440 sayılı kararı ile itiraz reddedilerek dosyanın gönderildiği Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.04.2019 gün ve 2017/14-822 Esas, 2019/328 Karar sayılı ilamıyla 20.03.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının gerekli görmesi halinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idari, cezai, hukuki her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılma hakkının bulunması nedeniyle anılan madde uyarınca bu husustaki takdir hakkının kullanılabilmesi için yokluğunda verilen mahkeme kararlarının Bakanlığa tebliğinin zorunlu olması nedeniyle itiraz konusu dosyadan haberi olmadığı anlaşılan Bakanlığa ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararı tebliğ edilip, temyiz ettiği takdirde bu husus ta gözetilerek, etmediği takdirde ise sanık müdafisinin temyizine istinaden Dairesince yeniden değerlendirme yapılarak karar verilmesi için itirazın değişik gerekçeyle kabulüyle hükmün kaldırılmasına dair verilen kararla birlikte Dairemize gönderilen dosya ile ilgili verilen 12.02.2020 gün ve 2019/6395 Esas, 2020/1147 sayılı tevdi kararına istinaden ilk derece mahkemesince yapılan tebligat üzerine Bakanlık il müdürlüğü vekili tarafından hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ek tebliğnameyle birlikte Dairemize gönderilen dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re’sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık ile müdafisinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili ve dosya kapsamı ile uyuşmayan anlatımları, savunma, taraflar arasında uzunca bir süre karşılıklı telefon görüşmeleri ile mesajlaşmaların gerçekleştiğini gösteren HTS kayıtları, sanığın cep telefonundan elde edilen mağdure ile ilişkisine yönelik ses kayıtları içeriği ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın, suç tarihinden önce komşusunun kızı olup, aynı zamanda kendi kızının okul arkadaşı olan on altı yaşındaki mağdure ile bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik tarihlerde cebir, tehdit veya hile olmaksızın kendine ait evlerde birden fazla cinsel ilişkiye girmesi şeklinde sübuta eren eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 104/1. maddesinde düzenlenen zincirleme şekilde reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyeti ile yaşı itibarıyla hukuken geçerli rızasına istinaden mağdureyi yanında tutması nedeniyle kanuni unsurları itibarıyla oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ile müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re’sen temyize tabi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.