YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3282
KARAR NO : 2021/6327
KARAR TARİHİ : 31.05.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK’nın 209/2 atfı ile 204/1, 62/1, 53/1-3, 158/1-d, 62/1, 52/2-4, 53/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinin senetler hakkında başlatılan icra takibinin tarihi olan 03/09/2009 olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, 17/06/2008 tarihinin yazılması mahallinde düzeltilebilir hata olarak görülmüştür.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanıklar … ile …’un arkadaş oldukları ve katılan tarafından başka bir ticari ilişki için tanzim edilerek imzalı vaziyette saklanan 15.000 Euro, 4.400 Euro, 4.000 Dolar ve 7.350 TL bedelli dört adet emre muharrer senedin sanıklar tarafından bir şekilde ele geçirildiği, senetlerin alacaklı kısmına sanık …’un adını yazdıkları ve senetler hakkında sanık … tarafından katılan aleyhine icra takibi başlatıldığı, takip neticesinde katılanın adına kayıtlı olan … ili … ilçesi 195 ada 21 parsel sayılı taşınmaz üzerine haciz konulduğu ve sanık … tarafından 17/12/2012 tarihinde alacağın sanık …’tan temlik alındığı, bu suretle sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1- Sanıklar … ile … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanıkların suçlamayı kabul etmeyen beyanlarının aksine, senetlerin sanıklara verilmesini gerektiren hukuki ilişkinin açıklanamaması, bu ilişkiye dair inandırıcı belge ve delil sunulamaması ile tanık beyanları karşısında, sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanık …’ın ifadesinde, diğer sanıkları tanımadığını, kayınpederi olan …in satın aldığı taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması için para ödediğini, bu nedenle taşınmaz üzerine temlik koydurduğunu beyan ettiği, dosyanın incelenmesi ile; katılan adına kayıtlı olan … ili … ilçesi 195 ada 21 parsel sayılı taşınmazın üzerinde haciz bulunduğu haliyle …Limited Şirketi’ne satıldığı, bu şirket tarafından taşınmaz üzerine beton santrali kurulduğunun anlaşıldığı, şirket yetkilisi olan tanık …’ın ifadesinde, taşınmazı satın aldıklarında katılanın hacizleri kaldıracağını söylemesine rağmen kaldırmadığını, taşınmazı satın aldıktan yaklaşık iki sene sonra taşınmazın haciz nedeniyle satışa çıktığını, parası olmadığı için ablasının eşi olan sanık …’tan parayı aldıklarını ve bu nedenle sanık …’ın taşınmaz kaydına temlik koyduğunu beyan ettiği, … Limited Şirketi müdürü tanık … tarafından da olayın aynı şekilde anlatıldığı, bu haliyle; icra takibinden yaklaşık üç sene sonra hacizi kaldırmak amacıyla ödeme yapan sanık …’ın taşınmaz üzerine temlik koydurduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine yeterli somut ve inandırıcı olmaması nedeniyle beraatine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hiç bir somut gerekçe ortaya konulmaksızın sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 31/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.