YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8032
KARAR NO : 2021/13990
KARAR TARİHİ : 09.11.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten öldürme, nitelikli kasten yaralamalar
HÜKÜMLER : Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2020 tarih ve 2014/72 Esas – 2020/388 Karar sayılı kararı ile;
1) Sanıklar … ve … haklarında maktul …’ı kasten öldürme suçlarından; 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezaları ile mahkumiyetlerine,
2) Sanık … hakkında katılan …’yi nitelikli kasten yaralama suçundan; TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d,son, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile mahkumiyetine,
3) Sanık … hakkında mağdur …’yı nitelikli kasten yaralama suçundan; TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/3, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetine dair kararı.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar … ve … haklarında maktul …’ı kasten öldürme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunan sanık …’in cezasının 5237 sayılı TCK’nin 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun niteliği tayin edilmiş, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanıkların savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre sanıklar hakkında kasten öldürme suçundan verilen hükümlerde eleştiri ve düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin; suçun sübuta ermediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı davranıldığına, tanık beyanlarının mahkumiyete yeterli olmadığına, bozma sonrası dosyaya yeni delil girmediğine, haksız tahrik hükmünün tartışılması gerektiğine, bozma öncesi ilk kararda olduğu üzere TCK’nin 39. maddesinin uygulanmaması suretiyle cezanın miktarında artırım yapıldığına, eksik incelemeye, sanık … müdafiinin; sübuta, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına, delillerin ve tanık beyanlarının değerlendirilmesinde hata yapıldığına, eksik incelemeye, bozma sonrası dosyaya yeni delil girmediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelen ve ve yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddiyle,
Ancak;
Katılan …’ın 01/07/2008 tarihli duruşmadaki istemleri üzerine baro tarafından kendilerine vekil atandığının anlaşılması karşısında, vekaletname ile temsil edilmeyen katılanlar lehine sanıklar …’in vekalet ücreti ödemesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı BOZULMASINA, ancak 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün sanıkların katılan … lehine vekalet ücreti ödemesine ilişkin (7) numaralı paragrafının çıkartılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ceza miktarı ve sanıkların tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanıklar müdafiilerinin tahliye talebinin REDDİNE,
2) Sanık … hakkında katılan …’yi nitelikli kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanığın savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık … müdafiinin; suçun sübuta ermediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı davranıldığına, tanık beyanlarının mahkumiyete yeterli olmadığına, bozma sonrası dosyaya yeni delil girmediğine, haksız tahrik hükmünün tartışılması gerektiğine, eksik incelemeye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle;
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; olay tarihinde katılan …’ nin sahibi bulunduğu restorana sanıkların arkadaşları ile gelerek bir süre eğlendikleri ve alkol aldıkları, birlikte geldikleri şahıslardan İlyas ile … arasında restoranda çalışan kadın nedeniyle tartışma çıktığı, tartışma büyüyünce sanık …’in …’e tokat attığı, kavganın büyümesi üzerine restoran çalışanlarının olaya müdahale ettiği, kavga sırasında sanıkların ruhsatsız silahla ateş etmesi sonucunda, güvenlik görevlisi olarak çalışan …’ın iki silah mermisinin isabet etmesi sonucu iç organ ve damar yaralanmasıyla gelişen iç kanama sonucu öldüğü, katılan …’ın da sanık … tarafından “sağ ve sol üst kadranda ateşli silah yaralanması oluşması nedeniyle hayati tehlike geçirir nitelikte” yaraladığı olayda;
Sanığın suçu işlemeye elverişli ruhsatsız silah ile katılan …’da hedef aldığı vücut bölgesi ve yaralanmasının niteliği nazara alındığında, sanık …’in eylemi ile açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, bu nedenle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, suç vasfında hataya düşülerek sanığın nitelikli kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz sebepleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanık …’in kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
3) Sanık … hakkında mağdur …’yı nitelikli kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunan sanığın cezasının 5237 sayılı TCK’nin 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, suçun sübutu kabul, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre sanık hakkında verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin; sübuta, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına, delillerin ve tanık beyanlarının değerlendirilmesinde hata yapıldığına, eksik incelemeye, bozma sonrası dosyaya yeni delil girmediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddiyle,
Ancak;
1) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, mağdur …’ın vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak hükümde yarı oranında artırım yapılması suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
2) Kabule göre; sanığa, 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca verilen “1 yıl 6 ay hapis cezası”nın TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca (½) oranında artırılması sırasında “1 yıl 15 ay hapis cezası” ile cezalandırılması yerine, sanığın “2 yıl 3 ay hapis cezası” ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmünn bu nedenle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 09/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.