YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8130
KARAR NO : 2021/18015
KARAR TARİHİ : 24.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlâl, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ve 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
I-Sanık … hakkında müşteki …’ye yönelik iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan, sanık … hakkında müşteki …’a yönelik nitelikli hırsızlık suçundan, sanık … hakkında müşteki …’a yönelik nitelikli hırsızlık suçundan, sanık … hakkında katılan …’e yönelik nitelikli hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümde, müştekinin zararının temyiz dışı suça sürüklenen çocuk …’in ailesi tarafından soruşturma aşamasında giderilmesine karşın kovuşturma aşamasında giderildiği belirtilerek 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca sanığın cezasından 2/3 oranında indirim yapılması, indirim maddesi ve oranı ile sonuç ceza doğru olduğundan; sanık … hakkında müşteki …’a yönelik nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümde, müştekinin zararının kovuşturma aşamasında giderilmesine karşın soruşturma aşamasında giderildiği belirtilerek 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesi uyarınca sanığın cezasından 1/2 oranında indirim yapılması, indirim maddesi ve oranı ile sonuç ceza doğru olduğundan; uygulamaya göre belirtilen bu yanlışlıklar sonuca etkili olmadığından mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanık … hakkında katılan …’e yönelik nitelikli hırsızlık suçu bakımından; katılanın 22.01.2016 tarihli oturumda olay tarihinde aynı zamanda 75 TL ve sadaka paralarının da çalınmış olduğunu, karakolda 500 TL diye söylemiş ise de eksik kaldığını, 3000 TL zararının olduğunu beyan ettiği, sanık tarafından 16.02.2016 tarihinde 200 TL posta havalesi yapılmak suretiyle zararın kısmen karşılandığı anlaşılmakla; katılana kısmi iade nedeniyle ceza indirimine muvafakat edip etmediği sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sanığın cezasından indirim yapılması hususu ve aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık … hakkında müşteki …’ye yönelik iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçu bakımından; müştekinin iş yerine açık kimlik bilgileri tespit olunamayan Suriye uyruklu şahsın tek başına girmiş olduğu anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi uygulanması yönünde tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usûl ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan, sanık … hakkında müşteki … Irmak’a yönelik iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan, sanık … hakkında müşteki …’a yönelik iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar haklarında 5237 sayılı TCK’nn 116/4. maddesi uyarınca temel ceza belirlenerek aynı kanunun 119/1-c maddesi uyarınca bir kat artırım yapılması gerekirken temel cezaya ilişkin uygulama maddesi belirtilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarına ilişkin hüküm fıkralarından “ eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi gereğince sanığın kişiliği, suçtan sonraki davranışı, zararın miktarı, suça sürüklenen çocuğun şahsi ve sosyal durumu nazara alınarak takdiren sanığın 2 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,” ibaresinin çıkarılarak yerine “eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 116/4 maddesi gereğince sanığın kişiliği, suçtan sonraki davranışı, zararın miktarı, sanığın şahsi ve sosyal durumu nazara alınarak takdiren sanığın 1 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA, 119/1-c maddesi gereğince sanığın cezasından 1 kat artırım 2 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında müşteki …’ye yönelik nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık tarafından müştekiye ait iş yerinden 35 TL değerinde bozuk paraların çalındığının anlaşılması karşısında; suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan paranın değerinin az olması nedeniyle TCK’nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Müştekinin zararı temyiz dışı suça sürüklenen çocuk …’in ailesi tarafından soruşturma aşamasında giderilmesine karşın; kovuşturma aşamasında giderildiği belirtilerek 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca sanığın cezasından 2/3 oranında indirim yapılması suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesinin yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine,
IV- Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Müştekinin zararının soruşturma aşamasında giderilmiş olması nedeniyle, sanık hakkında TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca cezasından 1/2’den fazla, 2/3 (dahil)’e kadar indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde 1/2 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,
VI- Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik mala zarar verme suçundan, sanık … hakkında müşteki …’a yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Müştekiler … ve …’ın zararlarının temyiz dışı suça sürüklenen çocuk …’in ailesi tarafından soruşturma aşamasında giderildiğinin anlaşılması karşısında sanıklar haklarında mala zarar verme suçu yönünden 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 24.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.