YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15406
KARAR NO : 2021/17938
KARAR TARİHİ : 27.10.2021
Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın mahkumiyetine dair Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2008 tarihli ve 2008/443 esas, 2008/568 sayılı kararının, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03/05/2010 tarihli ve 2009/2482 esas, 2010/5301 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, hükümlünün anılan kararın infazı sırasında, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilâmdaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi talebi üzerine, taraflar arasında uzlaşma sağlandığından bahisle mala zarar verme suçu yönünden kamu davasının düşürülmesine ilişkin Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/10/2018 tarihli ve 2008/443 esas, 2008/568 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 09/04/2021 gün ve 2702/2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/06/2021 gün ve 2021/51452 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 19/04/2018 tarihli ve 2018/2207 esas, 2018/6087 karar sayılı ilamında yer alan “06.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 5560 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesine eklenen 4. fıkra gereğince “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.” ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ‘uzlaşma’ başlıklı 253/3. maddesinin suç tarihi itibariyle, “Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde düzenlenmesi karşısında, 30/10/2008 olan suç tarihi itibarıyla, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlenen mala zarar verme suçunun şikayete tabi olmadığı gibi 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olmadığı anlaşılmakla, itirazın bu nedenle reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile…BOZULMASINA..” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
5271 sayılı Kanun’un 253/3. maddesinin 2. cümlesinde yer alan,“Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki hükmün, suç tarihi olan 12/06/2008 tarihinden sonra 26/06/2009 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bahisle Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesince mala zarar verme suçu yönünden dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verilmesini müteakip, uzlaşma sağlandığından bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de, suç tarihi itibarıyla, 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez….” şeklinde düzenlemenin bulunduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun aynı Kanun’un 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olamayacağı, 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 3. fıkrasındaki “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı ancak, “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki hükmün yürürlükte olması nedeniyle, suç tarihinde uzlaştırma kapsamına girmeyen nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarıyla birlikte işlenmiş ve etkin pişmanlık hükümlerine tabi olan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, hükümlünün yokluğunda verilen Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli kararının cezaevinde olan hükümlüye 5271 sayılı CMK’nın 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edildiğinden, tebligatın usulsüz olduğu ve gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli kararının hükümlü …’a tebliğ edilip, (Hükümlünün cezaevinde olması halinde, cezaevindeki hükümlüye CMK 263 ve 35. maddelerine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel mernis adresine tebliğ yapılmak suretiyle) usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (MALATYA) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 04.10.2018 tarihli ve 2008/443 E., 2008/568 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 27/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.