Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13173 E. 2021/11060 K. 09.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13173
KARAR NO : 2021/11060
KARAR TARİHİ : 09.11.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

K A R A R
1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. Maddesi, “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükmünü; 17. Maddesi ise, “Belli bir yerde devamlı olarak meslek ve sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek ve sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükmünü içermekte olup, buna göre, Kanun’un 16 ve 17. Maddeleri uyarınca yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için, muhatabın adreste bulunmama sebebinin tespit edilmesi ve muhatap ile muhatap adına tebligatın yapılacağı kimsenin aynı konutta birlikte oturan kişi veya hizmetçi/daimi çalışan olması gerekir.
Davalılardan Hazine ve Orman idaresi adına tebliğe çıkartılan gerekçeli kararın, adreste bulunmama nedenleri belirtilmeksizin tebliğ edildiği anlaşılmakta olup, bu haliyle söz konusu tebligatları usulsüz olduğundan; adı geçenlere, gerekçeli kararı ve temyiz dilekçesinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yöntemine uygun biçimde tebliğ edilerek bu noksanlığın giderilmesi, usulüne uygun tebliğden sonra temyiz süresinin beklenilmesi, anılan davalıların da kararı temyiz etmeleri halinde temyiz dilekçesinin hukuki dinlenilme hakkının sağlanması açısından karşı tarafa tebliğ edilmesi, bu şekilde temyiz ve tebliğe ilişkin usuli işlemlerin tamamlanması,
2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. Maddesinde, tebligatın ilk olarak şahsa bilinen en son adresinde yapılması gerektiği, bilinen son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin bilinen en son adresi kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı ifade edilmiştir. Davalılardan … (…), …, … ve …’ya gerekçeli kararın doğrudan doğruya MERNİS adreslerine Tebligat Kanunu’ nun 21/2. maddesi hükmüne göre yapılmış olup, yerleşik Yargıtay kararları ve uygulama doğrultusunda, bilinen son adresleri MERNİS adresi dahi olsa, MERNİS şerhi konulmaksızın bu adrese önce normal tebligat yapılması, tebligatın yapılamaması halinde ise MERNİS adresi olan bu yere Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi hükmü gereği tebligat yapılması gerekmektedir.
Hal böyle olunca; gerekçeli kararın, anılan davalılara 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından, gerekçeli kararın, adı geçenlere 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yöntemine uygun biçimde tebliğ edilerek bu noksanlığın giderilmesi, usulüne uygun karar tebliğinden sonra temyiz süresinin beklenilmesi, anılan davalıların da kararı temyiz etmeleri halinde temyiz dilekçesinin hukuki dinlenilme hakkının sağlanması açısından karşı tarafa tebliğ edilmesi, bu şekilde temyiz ve tebliğe ilişkin usuli işlemlerin tamamlanması, için dosyanın mahal Mahkemesi’ne GERİ ÇEVRİLMESİNE, 09.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.