YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3818
KARAR NO : 2021/5114
KARAR TARİHİ : 17.05.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılanın keşidecisi “… – … Gıda Dağ. Paz.” olan lehdarı sanık olan 26/02/2006 keşide tarihli 13.000,00 TL bedelli çekten dolayı karşılıksız çek keşide etmek suçundan işlem yapılmasını talep ettiği, yapılan soruşturma sırasında sanığın bir şekilde suça konu çeki ele geçirerek, kendi adına düzenleyip, keşideci … adı altında imzalayarak veya imzalattırarak tamamlanan bu çeki … Tekstil firmasına vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia edildiği somut olayda;
1- Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine ilişkin hükmün incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı TCK’nın 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i nazara alınarak, 26/02/2006 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar aynı kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Sanığın doladırıcılık suçundan beraatine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28/12/2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında açıklandığı üzere; bankanın maddi varlığı olan çekin kullanılması suretiyle eylemin gerçekleştirildiğinin iddia olunması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdir ve tayininin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 17/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.