YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/35416
KARAR NO : 2021/4418
KARAR TARİHİ : 19.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’nın, katılana ait evi 160.000 TL karşılığında satın almak istediği, taraflar arasında yapılan anlaşmada sanık …’nun 12 adet 5.000 TL değerinde senet verdiği ve kalan 100.000 TL paranın satış işlemi sırasında verileceğinin kararlaştırıldığı, sanık … tarafından verilen senetlerde sanık …’ın kefil olduğu ancak sanık …’nun senet bedellerini ödemediği ve anlaşmaya konu evin üzerindeki hacizleri kaldıracağını söyleyerek katılandan vekâletname istediği, sanık …’nun ilkokul mezunu olan katılanı kandırarak noterde dairenin satış vekâletini aldığı ve bu vekâletname ile evin satışını kız kardeşi olan sanık … adına yaptığı, bu suretle sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Sanık …’nun ifadesinde, satış bedeli olan 100.000 TL parayı elden ödediğini beyan etmesine rağmen, buna dair delil sunamaması ve katılanın sanığın beyanını kabul etmemesi ile sanık …’ın ifadesinde, kefil olarak imzaladığı senetlerin un alışverişine ilişkin olduğunu beyan etmesine rağmen, dosya içerisindeki 15/03/2011 tarihli sanık …’ın da imzası bulunan tutanakta, senetlerin ev satışı için verildiğinin yazılı olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması amacına yönelik olarak, katılanın konuya ilişkin ayrıntılı ifadesinin alınması, tapu kaydına katılanın vergi borcu nedeni ile 05/10/2010 tarihinde konulan haciz şerhinin borcun ödenmesinden dolayı 16/01/2012 tarihinde terkin edildiği anlaşıldığından vergi borcunun kim tarafından ödendiği ve ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğünden haciz şerhinin kaldırılması için başvuruyu kimin yaptığı hususlarının sorulması, suça konu taşınmaz hakkında İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2012/65 esas numaralı tapu iptal tescil davasına ilişkin dosyanın incelenmesi ile sonucuna göre, sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 19/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.