Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/14767 E. 2021/17199 K. 20.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14767
KARAR NO : 2021/17199
KARAR TARİHİ : 20.10.2021

Hırsızlık ve iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarından şüpheli … ve … ile hırsızlık suçundan şüpheli … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/11/2019 tarihli ve 2019/3608 soruşturma, 2019/4234 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08/07/2020 tarihli ve 2020/639 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 17/03/2021 gün ve 94660652-105-35-17737-2020- Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/04/2021 gün ve 2021/42906 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekiler … ve …’in … isimli firmanın yetkilisi olduklarını, … ilçesinde bulunan … Soğuk Hava Deposunun bir kısmını 01/04/2017 tarihinden itibaren 10 yıllık kiraladıklarını, 30/05/2019 tarihinde 3 kamyon yardımcı malzeme, karton ve 1 kamyon taze kirazın işletmeye alınmadığını, gelen kamyon şoförlerinin ve malzemelerin fabrikaya girişlerinin engellendiğini, yine kiraladıkları depoda mülkiyeti kendilerine ait olan makineden bazı aksamların söküldüğünü fark ettiklerini, kiraz sezonunda makinenin çalışmamasından dolayı zarara uğradıklarını, … isimli kendi firmalarına ait gelen kamyon ile içerisindeki malzemelerin içeriye girmesine engel olan ve depoda bulunan makineye ait olan malzemeleri alan şahıslardan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri olay hakkında başlatılan soruşturmada, şüphelilerin soruşturmaya konu malzemeleri aldıklarına dair dosya arasına alınan kamera görüntüsü ve diğer deliller incelendiğinde somut delil elde edilmediği, hatta makine üzerinden çalındığı iddia olunan malzemelerin olay tarihinde makine üzerinde olup olmadığının tespit edilemediği, bu durumda hırsızlık iddiasına ilişkin delilin de bulunmadığı, şüphelilerin suça konu makineye ait malzemeleri almış olduğu düşünülse bile, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 336/1. maddesine göre, taşınmazını kiraya veren kiralayanın, taşınmaz içerisinde bulunan kiracıya ait bir kısım taşınır eşyalar üzerinde kira bedelinin güvencesi olarak hapis hakkının bulunduğu gözönüne alınarak şüphelinin, müşteki ile aralarındaki kira sözlemesinden doğan kira alacağı gibi kullanım giderlerinin ödenmemesi üzerine kendisi tarafından ödenmiş miktarlar gereğince müştekiye ait eşyaları alıp götürmesinin yasadan doğan hapis hakkının kullanımı kapsamında kalacağı, somut olayda da şüphelilerin kanun maddesinde yazılı yararlanma kasıtlarının olmayacağı, atılı hırsızlık suçunun yasal şartlarının oluşmayacağı, şüpheliler …, … ve …’ın üzerine atılı iş ve çalışma hürriyetini ihlal suçu açısından suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, taraflar arasındaki bütün eylemlerin özel hukuk kapsamında kaldığından bahisle … Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; makinenin tamiratıyla ilgilenen elektrikçi olarak çalışan tanık …’nın makinenin bakımı için … Soğuk Hava Deposuna gittiğinde kendisi ile şüpheli …’in arasında geçen diyalogda şüpheli …in kendisine 2 yıldır … şirketinden kira bedellerini alamadığını söylediği, bakım için makinenin yanına gittiğinde şüpheli …’in kendisiyle birlikte geldiğini, kendisine makinede herhangi bir parça arıza yaptığında çalışıp çalışmayacağını sorduğunu, kendisinin oradan ayrıldıktan sonra makinenin malzemelerinin hırsızlandığını beyan ettiği, 11/06/2019 tarihli Jandarma tarafından düzenlenen görüntü tutanağında 15/05/2019 tarihine ait kamera görüntüsünde çalındığı iddia edilen kiraz işletme ve paketleme makinesine ait ana bilgisayar kasası, makine beyni ve kamera tarayıcısı olduğu değerlendirilen elektronik aksamı iki şahsın kucaklar vaziyette götürdüğünün görüldüğünün tespit edildiği ve dosya arasında bulunan kamera görüntülerinin bazı kısımlarının silinmiş olduğu nazara alındığında; mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillere ve suçun unsurlarına yönelik takdir ve değerlendirmenin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun’un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise aynı Kanun’un 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Cumhuriyet Savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince (soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmez ise) dosya kapsamındaki deliller itibarıyla itiraz incelenip kabul veya reddedilecektir.
Dosya kapsamına göre, müştekiler … ve …’in … isimli firmanın yetkilisi olduklarını, … ilçesinde bulunan … Soğuk Hava Deposunun bir kısmını 01/04/2017 tarihinden itibaren 10 yıllık kiraladıklarını, 30/05/2019 tarihinde 3 kamyon yardımcı malzeme, karton ve 1 kamyon taze kirazın işletmeye alınmadığını, gelen kamyon şoförlerinin ve malzemelerin fabrikaya girişlerinin engellendiğini, yine kiraladıkları depoda mülkiyeti kendilerine ait olan makineden bazı aksamların söküldüğünü fark ettiklerini, kiraz sezonunda makinenin çalışmamasından dolayı zarara uğradıklarını, Mercury isimli kendi firmalarına ait gelen kamyon ile içerisindeki malzemelerin içeriye girmesine engel olan ve depoda bulunan makineye ait olan malzemeleri alan şahıslardan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri olay hakkında başlatılan soruşturmada, şüphelilerin soruşturmaya konu malzemeleri aldıklarına dair dosya arasına alınan kamera görüntüsü ve diğer deliller incelendiğinde somut delil elde edilmediği, hatta makine üzerinden çalındığı iddia olunan malzemelerin olay tarihinde makine üzerinde olup olmadığının tespit edilemediği, bu durumda hırsızlık iddiasına ilişkin delilin de bulunmadığı, şüphelilerin suça konu makineye ait malzemeleri almış olduğu düşünülse bile, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 336/1. maddesine göre, taşınmazını kiraya veren kiralayanın, taşınmaz içerisinde bulunan kiracıya ait bir kısım taşınır eşyalar üzerinde kira bedelinin güvencesi olarak hapis hakkının bulunduğu göz önüne alınarak şüphelinin, müşteki ile aralarındaki kira sözlemesinden doğan kira alacağı gibi kullanım giderlerinin ödenmemesi üzerine kendisi tarafından ödenmiş miktarlar gereğince müştekiye ait eşyaları alıp götürmesinin yasadan doğan hapis hakkının kullanımı kapsamında kalacağı, somut olayda da şüphelilerin kanun maddesinde yazılı yararlanma kasıtlarının olmayacağı, atılı hırsızlık suçunun yasal şartlarının oluşmayacağı, şüpheliler …, … ve …’ın üzerine atılı iş ve çalışma hürriyetini ihlal suçu açısından suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, taraflar arasındaki bütün eylemlerin özel hukuk kapsamında kaldığından bahisle … Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; makinenin tamiratıyla ilgilenen elektrikçi olarak çalışan tanık …’nın makinenin bakımı için … Soğuk Hava Deposuna gittiğinde kendisi ile şüpheli …’in arasında geçen diyalogda şüpheli …’in kendisine 2 yıldır … şirketinden kira bedellerini alamadığını söylediği, bakım için makinenin yanına gittiğinde şüpheli …’in kendisiyle birlikte geldiğini, kendisine makinede herhangi bir parça arıza yaptığında çalışıp çalışmayacağını sorduğunu, kendisinin oradan ayrıldıktan sonra makinenin malzemelerinin hırsızlandığını beyan ettiği, 11/06/2019 tarihli Jandarma tarafından düzenlenen görüntü tutanağında 15/05/2019 tarihine ait kamera görüntüsünde çalındığı iddia edilen kiraz işletme ve paketleme makinesine ait ana bilgisayar kasası, makine beyni ve kamera tarayıcısı olduğu değerlendirilen elektronik aksamı iki şahsın kucaklar vaziyette götürdüğünün görüldüğünün tespit edildiği ve dosya arasında bulunan kamera görüntülerinin bazı kısımlarının silinmiş olduğu nazara alındığında; mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillere ve suçun unsurlarına yönelik takdir ve değerlendirmenin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (…) 5. Sulh Ceza Hakimliğinden kesin olarak verilen 08/07/2020 tarih ve 2020/639 D.İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 20/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.