YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1109
KARAR NO : 2021/26520
KARAR TARİHİ : 08.11.2021
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması, kişilerin huzur ve sükununu bozma, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Tehdit suçu, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdit içerdiği düşünülen sözlerin olay kapsamında hangi bağlamda kullanıldığının da değerlendirilmesi gerekir.
Yerel Mahkemece kabul ve oluşa göre; sanığın katılanla yaptığı telefon konuşması sırasında sarfettiği sözlerin bütün olarak ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde tehdit niteliğinde olmadığı ve suç oluşturmadığı gözetilmeden, yasal olmayan gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
a- Suç tarihi itibarıyla, TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçuyla birlikte işlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçları uzlaşma kapsamında olmayıp, yapılan uzlaştırma işlemleri bu nedenle de geçersiz ise de, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca, anılan tehdit suçu uzlaşma kapsamına alındığından, somut olayda CMK’nın 253/3. maddesinin ikinci cümlesinin uygulanma imkanının ortadan kalktığı ve dolayısıyla 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarına ilişkin olarak usulünce uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
b- 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulamasıyla ilgili olarak CMK’ ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020 /81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasanın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçları yönünden; Anayasanın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.