YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15370
KARAR NO : 2021/17270
KARAR TARİHİ : 20.10.2021
Nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 143, 31/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2014 tarihli ve 2013/112 esas, 2014/18 sayılı kararının 06/02/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 11/09/2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 143, 31/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para ile cezalandırılmasına dair Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2018 tarihli ve 2018/110 esas, 2018/432 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30/04/2021 gün ve 94660652-105-45-7136-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/06/2021 gün ve 2021/64134 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine esas hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 141/1 ve 143. maddelerinin uygulanması neticesinde tayin olunan 1 yıl 2 ay hapis cezasından, aynı Kanun’un 31/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapıldığında 7 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği halde 6 ay hapis cezası tayin edilmesi üzerine, aynı Kanun’un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında 5 ay 25 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği halde, 5 ay hapis cezası tayin edilmesi sonrasında, aynı Kanun’un 50/1-a maddesinin uygulanması sonucunda 175 gün adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği halde 150 gün adli para cezasına hükmedilmesini takiben, aynı Kanun’un 52/2. maddesinin uygulanması sonucunda bir gün karşılığı takdir edilen 20,00 Türk lirasından toplam 3.500,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, 3.000,00 Türk lirası adli para cezasına karar verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/03/2008 tarihli ve 2008/9-7-56 ve 13/05/2008 tarihli ve 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından suça sürüklenen çocuğun haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiine yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, hükmün suça sürüklenen çocuğun kendisine de tebliğ edilmesi gerektiği nazara alınarak, Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2014 tarihli gerekçeli kararının, suça sürüklenen çocuğun kendisini temsil ettiğinden haberinin olmadığı zorunlu müdafiye tefhimiyle yetinilerek suça sürüklenen çocuğa anılan gerekçeli kararın tebliği yapılmaması nedeniyle 17/01/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamadığı, denetim süresinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2018 tarihli hırsızlık suçundan açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; bu kararın da yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozmaya konu yapılamayacak olması nedeniyle (ALAŞEHİR) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli ve 2018/110 esas ve 2018/432 karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 20/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.