Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20910 E. 2021/9812 K. 04.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20910
KARAR NO : 2021/9812
KARAR TARİHİ : 04.11.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Gerekçeli karar başlığında “22.05.2010 – 22.02.2010 – 2008” olarak yanlış gösterilen suç tarihinin, suça konu reçetelerin en son katılan kuruma fatura edildiği “31.12.2008” tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
I-Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan sanıklar müdafisinin ve katılan vekilinin temyizlerinin incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen “Resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanun’daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıklar müdafisinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
II-Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan sanıklar müdafisinin ve katılan vekilinin temyizlerinin incelenmesinde;
1-Sanıklardan …’in hakkında soruşturma aşamasında ek takipsizlik kararı verilen … isimli şahıstan eczacı diplomasını kiralayarak 2004 yılında Kocaköy ilçesinde “…” isimli eczaneyi işletmeye başladığı, sanık … …’un 2007-2008 yıllarında; diğer sanık …’in ise 2008-2010 yılları arasında bahse konu eczanede kalfa ve ortak olarak çalıştıkları, bir şikayet üzerine katılan kurum müfettişlerince yapılan denetim sonucunda düzenlenen rapor ile sanıkların işbirliği halinde hareket ederek 01.03.2008 ile 31.12.2008 tarihleri arasında katılan kuruma fatura edilen toplam 43 adet reçetenin sigortalı ve hak sahiplerinden habersiz olarak düzenlenip kuruma 4.307,27 TL olarak fatura edilip kurumun zarara sebebiyet verdikleri, bu surette iştirak halinde nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia ve kabul olunan somut olayda; sanıkların aşamalarda değişmeyen istikrarlı savunmalarında suça konu reçetelerdeki ilaçları hak sahiplerine teslim ettikleri, ilaçları hak sahiplerinin yada yakınlarının aldıklarını beyan etmiş olmaları, reçeteyi yazan doktorların tanık olarak alınan anlatımlarında reçetelerdeki yazı ve imzalara herhangi bir itirazlarının bulunmayışı, bahse konu reçetelerde ilaç almadıklarını beyan eden hak sahipleri tanıkların aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğunun anlaşılmış olması, eczanenin çalışma sistemi, katılan kurum müfettişleri tarafından düzenlenen 19/02/2010 tarihli soruşturma raporu, oluş ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; savunmalarının aksine suç işleme kastı ile hareket ettiklerine dair her türlü kuşkudan uzak, somut ve kesin delilde bulunmadığı anlaşıldığından sanıkların beraati yerine mahkumiyetlerine hükmedilmesi yasaya aykırı,
2- Kabule göre de;
a-) 5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (i), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, TCK’nın 158/1-e maddesi gereğince temel ceza belirlenirken önce suçtan elde olunan haksız menfaat dikkate alınmaksızın, gün adli para cezası belirlenip indirimler yapıldıktan sonra doğrudan suçtan elde olunan haksız menfaat miktarının iki katı adli para cezası belirlenmek suretiyle fazla ceza tayini,
b-)1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine karar verilmemesi,
c-)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafisinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 04.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.