Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/3109 E. 2021/13957 K. 10.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3109
KARAR NO : 2021/13957
KARAR TARİHİ : 10.11.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, ilk işe girdiği tarihin 14.08.1978 olduğunun tespiti ile dava dışı … adına gözüken sürelerin kendisine ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde “Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir.
Belirtilen açıklama ışığında somut olaya dönüldüğünde, mahkemece hükmün gerekçesinde, 14.08.1978-28.05.1985 tarihleri arasındaki çalışmaların davacıya ait olduğu belirtildikten sonra, “Davacının ilk işe giriş tarihinin 14/08/1978 olduğunun Tespitine,
(Kurum kayıtlarında dava dışı … adına gözüken süreler davacı …’ye ait olduğunun Tespitine)
14/08/1978 – 28/05/1985 tarihleri arasında ki 6236 sicil numaralı iş yerinde dahili davalı … adına kayıt edilen sürelerin davacıya ait olduğunun Tespitine” şeklinde hüküm kurulmuş ise de; söz konusu hükmün hem gerekçeyle çelişkili olduğu, hem de infaza elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Zira parantez içerisinde, dava dışı … şeklinde belirleme yapılıp kurulan tespit hükmü ile sonraki tespit hükmü birbiriyle çeliştiği gibi, yine hükmün gerekçesiyle de çelişmektedir.
Mahkemece, hangi sürelerin davacıya ait olduğu tereddüte sebebiyet vermeyecek şekilde belirlenip hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönler incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı …’ye iadesine, 10/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.