Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/9385 E. 2012/15750 K. 05.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9385
KARAR NO : 2012/15750
KARAR TARİHİ : 05.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
11/07/2002 gün ve 2002/164-2002/523 sayılı hükmün sanık … müdafiinin yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine, Yargıtay Yüksek 10. Ceza Dairesi’nin 17/10/2005 günlü kararı ile, yürürlüğe giren yeni TCK hükümleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması için bozma kararı üzerine yeniden yargılama yapan mahkemenin kararı temyiz etmeyen ve bu nedenle hakkındaki hüküm kesinleşen hükümlü …’i yargılama sürecine dahil ederek temyize konu 02/05/2006 tarih 2005/1134-2006/299 sayılı kararı verdiği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar ışığında, hükmü temyiz etmeyen hükümlü … hakkındaki hükmün kesinleşen kararın uyarlanması niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, 1412 sayılı CMUK’un 138, 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 149, 150. maddeleri uyarınca, şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her evresinde savunman talep edebileceği gibi şüpheli veya sanık on sekiz yaşını doldurmamış ya da sağır, dilsiz veya kendini savunamayacak durumda malul olursa istemi aranmaksızın müdafii atanacağı, baroca istem halinde veya Yasa gereği zorunlu olarak atanan müdafiinin görevinin hükmün kesinleşmesiyle son bulduğu, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiiye yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu müdafii sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa da; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği, … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/07/2002 gün ve 2002/164-2002/523 sayılı kararının … tarafından temyiz edilmediği, sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay Yüksek 10. Ceza Dairesi’nin 17/10/2005 günlü kararı ile sanık …
Utlu yönünden yeni yasa bozması kararı üzerine mahkemece hükümlü …’in yargılama sürecine dahil edilerek hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılarak verilen uyarlama kararının baro tarafından görevlendirilmiş hükümlü … müdafiine tebliğ edildiği, hükümlünün uyarlama kararından haberdar olmadığı ve hükmün de müdafii tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında; … 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 02/05/2006 tarih 2005/1134-2006/299 sayılı kararın hükümlü …’e tebliğine ilişkin belgeye de dosya içerisinde rastlanılamadığından, varsa tebliğe ilişkin belgenin eklenmesi yoksa kararın hükümlüye tebliği ile müdafiinin temyizine onayı olup olmadığını bildirmesi, bu konuda beyanda bulunmadığı takdirde temyizi ret etmiş sayılacağı hususunun da tebligat belgesinde açıklanması, temyize onay verirse ve temyiz dilekçesi sunarsa bu konuda ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 05/07/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.